Nihal Bengisu Karaca'dan Avrasyacılar ve "kimlik bunalımına" ilişkin uyarı

Habertürk yazarı Nihal Bengisu Karaca, "Sağdan MHP, soldan Vatan Partisi tarafından çekiştirilen ve üzerine Atilla İlhan ulusçuluğu serpilen" bir kitlenin "karma bir kimliğe ya da kimlik bunalımına" doğru gittiği uyarısında bulundu.

Habertürk gazetesi yazarı Nihal Bengisu Karaca, dünkü köşesinde "Hilafet talebi: Üzücü ama şaşırtıcı değil" başlıklı bir yazı kaleme aldı.

O ESKİ HİLAFETÇİLERİN HAPSE ATILMASINI RUŞEN ÇAKIR BİLE ELEŞTİRMİŞTİ

Hilafet tartışmaları için "Türkiye'de var olan bir damarı hatırlattıklarını" söyleyen Karaca, Hizbuttahrir grubunu ve bu kapsamda sürdürdükleri dergi basma, konferans düzenleme faaliyetleri nedeniyle hapse atıldıklarını kaydetti. Karaca, "Siyaset hırsızı değillerdi. Çünkü gündeme ayarlı değil, 7/24 bunu savunuyorlardı. Dolayısıyla onların cezaevine gönderilmesi Türkiye’de Ruşen Çakır gibi seküler isimler dahil her kesim tarafından eleştirilmişti. Bu tür hoşgörü ve tolerans -buraya dikkat- bundan birkaç yıl öncesine kadar mümkün olabiliyordu" dedi.

İNSANLAR İRRİTE OLDU ÇÜNKÜ SEBEPLERİ VAR

Gerçek Hayat'ın Hilafet çağrısı sonrasında okların Yeni Şafak grubuna çevrildiğini söyleyen Karaca, bu çağrıya gelen tepkilerin haklı olduğunu, çünkü "Ayasofya'nın ‘karşıtlık’ ve ‘kışkırtma’ süzecek bir öneriye basamak yapıldığını" söyledi: "Ancak şunu da görmek zorundayız. İnsanların irrite olmasının birden çok nedeni var. Çünkü demokrasinin, hukukun üstünlüğünün, devletin seküler bağdaştırıcı niteliğinin her yerinden aşındırıldığı algısından çoğalan bir endişe var..."

BATI DÜŞMANLIĞI KİTLESELLEŞTİ

Gelinen noktanın en önemli sebeplerindne birinin ‘Batı’dan tamamen kopalım’cı taifenin fazlaca müşteri bulması" olduğunu söyleyen Karaca, "Batı düşmanlığının kitleselleşti" dedi.

AVRASYACILAR ve KİMLİK BUNALIMI UYARISI

Karaca, kitlelerin "karma bir kimliğe" sürüklendiğini ve bunun "kimlik bunalımı" doğurabileceği uyarısında bulunarak, şunları kaydetti:

"Sağdan MHP, soldan Vatan Partisi tarafından çekiştirilen ve üzerine Atilla İlhan ulusçuluğu serpilen kitle, Kemalistler kadar Türkçü, Ulusalcılar kadar devletçi, Osmanlı hayranı ama Osmanlı’nın aksine değerleri Anadolu coğrafyasına sıkışmış, ‘ümmet’ten vazgeçmiş, ‘milleti’ kendi değer yargılarında hizalamak isteyen ve hizalayabildiğine millet diyen karma bir kimliğe ya da kimlik bunalımına doğru gidiyor. Türkiye’yi tam bağımsız olma yolunda Batı’dan tamamen koparma arayışına girenler geride kalanın sarsılmaz bir ‘ulusalcılık’ olacağını, ülkenin mahal memnuniyetle Avrasya’ya yöneleceğini, kımız içip at binip seküler demir perde ülkesi gibi yaşamaktan yeterli manevi hazzı alacağını düşünmüşlerdi sanırım. Oysa, öyle olmaz...

Demokrasiden, özgürlük arayışından, uzlaşma kültüründen ‘arındırılan’ kitleler yüzlerce yıllık pratik ve alışkanlıklarının motifleri nereye çekerse oraya yelken açarlar... Benim anlamadığım, ülkenin siyaset hayatını onca yıl işgal etmiş olanların bunu nasıl öngöremediği.

Yazının tamamı için tıklayınız