Lütfü Oflaz kaybetti

Dünkü yazısında da aynı dürüstlüğü, açıklığı, mertliği bekledim ama yoktu…

Lütfü Oflaz’ı bugüne kadar sadece alkışladım, kazandırdım ya da günün yazarı seçtim…

Çünkü…

Yazıları, demokratik ahlâk ve vicdanı önceliyordu.

Mertlik, açıklık ve dürüstlük sergileniyordu…

*

Dünkü yazısında da aynı dürüstlüğü, açıklığı, mertliği bekledim ama yoktu…

Adını vermediği sadece “ima” ettiği birilerine “çamur” atıp bırakmıştı…

*

“Rakip tribüne oynayan” yazarlara öfkelenmişti…

Ama…

Öfkelendiği yazarların kimler olduğunu, adını vermediği için anlayamadım…

*

Rakip tribüne oynayan yazar yok mudur?..

Vardır…

Olacaktır…

Olmalıdır da…

Futbolu güzelleştirenler…

Futbola Fair Play ruhunu getirenler “rakip tribünlere oynayan” futbolculardır…

*

Çünkü onlar kavga etmezler…

Rakiplerine öldüresiye saldırmazlar…

Futbolun bütün inceliklerini ve estetiğini sergilerler…

Haliyle…

Hem kendi seyircileri (Fanatik olmayanlar) sever onları…

Hem de rakip takımın (Fanatik olmayanlar) seyircileri sever…

*

Nitekim…

Güzel, göze hoş gelen, fair play futbol seyretmeye gelmiş olan seyircilerin sayısı fanatiklerden her zaman daha çoktur…

*

Hâsılı…

Estetik, kavgasız, gürültüsüz, kendisi gibi düşünmeyenlerle de iletişim kurmaya çalışan saygın meslektaşlarına hakaretler savuran Lütfü Oflaz bu defa kaybetti..