Kritik uyarı: 7,5 milyon bina depreme dayanıksız

İstanbul'da yaşanan depremin ardından kentsel dönüşüm ve riskli binalar konusu yeniden gündeme geldi. Türkiye gazetesi yazarı Yücel Koç, 17 Ağustos depreminin ardından 7,5 milyon binanın depreme dayanıksız olduğunu söyledi.

İstanbul'da yıllarca konuşulan depremin ayak sesleri olarak yorumlanan 5.8'lik deprem sonrası riskli binalar yeniden gündemde. Kentsel dönüşümün kontrolünün kaybedilmesinin ardından riskli binalar ve müteahhit ihmalleri İstanbullu'nun canının sıkmaya devam ediyor. 

Türkiye gazetesi yazarı Yücel Koç, yazısında 7,5 milyon binanın riskli olduğunu ve hükümetin bunları gidermek için yaptıklarına yer verdi. 

"İstanbul 5,8’le sallanınca kafalar yine dank etti.

Oysa hükûmet, yıllardır bu meseleyi çözmek için çırpınıyor.

“Gelin şu çürük evleri dönüştürelim.

Yeni eviniz yapılana kadar kiranızı ben ödeyeyim.

Yeter ki büyük bir felaket yaşamadan tedbir alalım” diyor, diyor…

Lakin dinletemiyor.

Hiç yapılmıyor değil ama çok yavaş ilerliyor.

           ***

Türkiye’de 1999 yönetmeliği öncesi yapılan yaklaşık 7,5 milyon binanın tamamına yakını depreme dayanıksız ve yıkılması lazım.

Hükûmetin hedefi senede 500 bin konutu dönüştürüp 15 yılda süreci tamamlamaktı, istenen sonuç alınamadı.

Neden mi?

Bizzat yerinde şahit olduğum en çarpıcı örnek, Fikirtepe’ydi.

Düşünsenize, neredeyse tamamı kaçak gecekondulardan oluşan bir bölge.

Çökmüşler devletin arazisine, dikmişler bir gecekondu…

Sonra yıllar geçtikçe, özellikle her seçim döneminde bir kat çıkmışlar.

Biri büyük oğlana, bir sonraki ufağına…

Yağma Hasan’ın böreği nasıl olsa.

Bölge de Kadıköy’de, kıymetli mi kıymetli...

Rant büyük anlayacağınız.

Bildiğim kadarıyla İstanbul’da kentsel dönüşümün ilk başladığı yerdi, sekiz yıl önce gittiğimde.

Problem şu ki, bizim memlekette herkes gözü açık.

Kaçak binasını pazarlıksız yedirir mi başkasına!

Her bir gecekondu sahibine, aynı metrekarede milyonluk plazalardan daire verildiği hâlde ayak direyenleri gözlerimle gördüm.

Bire iki, hatta üç isteyenler vardı.

Çünkü o zamanlar çoğunluk kararı yetmiyor, her hak sahibinin imza atması gerekiyordu.

Fikirtepe acı bir tecrübe oldu, sonra bu kural değişti.

En sona kalıp pazarlık gücünü artırmak için ayak diretenler, binlerce kişiyi mağdur etti.

Birkaç hak sahibi direndiği için inşaata başlayamayıp, buna rağmen evini yıktığı onlarca kişiye kira ödediğinden batan onca inşaat firması da cabası oldu.

Etrafı tamamen yıkıldığı hâlde, tek başına kalakalan bir ev vardı, hatırlarsınız.

Bugün deprem korkusu yaşıyorsak, işte bu kafa yüzündendir."