Kazanan çok, muzaffer olan hiç yok

Hiç kimsenin kendini “muzaffer” ilân edemeyeceği bir referandum geçirdik…

Kazananlar:

- Demokrasimiz: “Olgunum ey dünya olgunum artık” diyerek olgunlaştığını gösterdi…

*

- Seçmenlerimiz: “Duygularımla değil aklımla ve çıkarlarımla oy kullanırım” diyerek “göbeğini kaşıyan adam” iftiralarını hak etmediğini kanıtladı…

Referandum sonuçları belli olduğunda anlaşıldı ki:

Kazananların da kaybedenlerin de demokratik tahammülleri çok yüksek…

*

- Cumhurbaşkanımız: Daha iki ay öncesine kadar % 35 – 40 arası çıkacağı öngörülen “Evet” oy oranını % 51’in üzerine taşıdı.

Her türlü seçim kazanma konusunda dünyanın “Bir Numaralı Lideri” olduğuna bütün dünyayı ikna etti…

Basın mensuplarına yaptığı konuşmadaki sükûneti ve vakarıyla kazandı…

*

- Başbakanımız: Olağanüstü kibirsizliği, mütevazılığı, demokrasi ve hukuk devletine bağlılığı, sakinliği, olgunluğu, verdiği umutlardaki samimiyetiyle kazandı…

*

-Ana Muhalefet Partisi Liderimiz: Yenilgiyi ve sonuçların meşruiyetini olgunlukla karşıladı. YSK’nın işgüzarlığını eleştirirken ise ortamı germediği gibi sakinleştirmeyi başardı. Propaganda sürecinde, yeni bir “siyasi lider” modelinin nasıl olması gerektiğini hem halkımıza hem de bütün dünyaya gösteren soğukkanlılığı ve sağduyusuyla takdir edildi…

*

Kaybedenler:

Devlet Bahçeli…

1 Kasım 2015 seçimlerimde MHP’nin aldığı % 12’lik oyun yüzde birinin bile “Evet” oyu vermesini sağlayamadı. Seçmenini peşinden taşıyamayan bir siyasi lider olarak siyasi hayatını noktaladı…

*

Adil Gür: Referandumdan sadece iki gün önce “% 60 evet çıkacak” diyerek meslek hayatını ve biriktirdiği itibarını yitirdi. 1 Kasım 2015 seçimlerinin “en yakın tek tahmincisi” oluşunun tamamen tesadüfî olduğu kanıtlandı…

*

Hâsılı…

Kazananın daha çok…

Kaybedenin çok az olduğu…

Ancak…

Hiç kimsenin kendini “muzaffer” ilân edemeyeceği bir referandum geçirdik…

*

Şimdi…

Hep beraber önümüze bakalım…

Birliğimi ve dirliğimizi sağlamak için…

Huzurlu bir şekilde yolumuza devam edelim…

ONLARA DA SAYGIDA KUSUR EDİLMEMELİ…

Ey güzel insanlar!..

Referandum sandıklarından “evet” çıkması…

“Hayır” için çalışanların başarısızlığını göstermez.

Beceriksiz olduklarına işaret etmez.

*

Bu kadar kıt propaganda imkânına…

Bu kadar kıt ekonomik güce…

Bu kadar az Devlet desteğine rağmen…

Hayırlar evetlerin sadece 3 puan altında çıktı.

*

Başta Sayın Cumhurbaşkanı ve Başbakan olmak üzere tüm medyanın…

“Hayır” oyu isteyen ve “hayır” oyu verenlerin hakkını teslim edecekleri kanaatindeyim.

*

Çıkan sonuç…

Ne evetçi tarafın başarısıdır…

Ne de hayırcı kanadın beceriksizliği…

*

Evetler…

3 puanlık gücünü…

Sadece ve sadece…

Seçmenin yüzde 51’inin…

Yıllardır yakaladığı istikrarı kaçırma korkusundan almıştır…

ŞIMARIK MEDYA…

Referandum sürecinde “Evet” oylarının sandıktan acayip yüksek çıkması için çabalayan meslektaşlarımızın bir bölümü yine şımarık…

*

Referandumu kazananlar hiç kibir göstermez…

“Hayır” oyu veren 23 milyon yurttaşı incitmemeye özen gösterirken…

Medyanın evetçileri…

23 milyon hayırcıyı adeta aşağılıyor…

*

O halde şunu söylemenin hiçbir sakıncası yok…

Sayın Cumhurbaşkanı öncelikle…

“Erdoğancı” olduklarını iddia eden bu “zehirleyici” kafalardan kurtulmalıdır…

TAHAMMÜLSÜZ MEDYA…

Referandum bitti…

Yüzde 3 oy fazlalığıyla (1 milyon iki yüz elli bin) “Evet” kazandı…

Yani…

Mecliste yapılan anayasa değişikliğini seçmen onayladı…

*

Gelin görün ki…

Medyanın “hayır” cephesindeki tahammülsüzler, sonuçların meşruiyetini tartışmaya açmakta gecikmediler…

*

Bundan sonra da…

Yapılan her seçimi…

Bu “tahammülsüz” kafanın desteklediği CHP kaybedecek…

*

Kaybedilen her seçimden sonra da…

Bu kafa ortaya çıkıp sonuçların meşruiyetini inkâr edecek…

*

Hâsılı…

Bu tahammülsüz zihniyet yüzünden muhalefet hiçbir seçimi kazanamayacak…

Halk muhalefetin “umut” olduğu günleri göremeyecek…