'İyi haber için ünlülerden uzak olamak lazım'

Müge Dağıstanlı, Türkiye’deki magazin algısından değişen ünlü profiline, son dönem davalardan uyuşturucuyla sönen hayatlara pek çok şeyi Sayım Çınar'a anlattı.

Sayım Çınar magazin dünyasının istikrarlı kalemi Müge Dağıstanlı ile bir söyleşi gerçekleştirdi. Türkiye’deki magazin algısından değişen ünlü profiline, son dönem davalardan uyuşturucuyla sönen hayatlara, yoğun bir söyleşi sizleri bekliyor.

Yılllar sonra tekrar bir araya geliyoruz. İlk röportajımızı hatırlıyorum. O dönemde de yoğun çalışıyordun, şimdi de yoğun bir tempoda çalışıyorsun.

Çalışmayı çok seviyorum.

Kanaltürk’te de programını yapıyorsun. Nedir günlük programın?

5:30’da kalkıyorum, 6:30 gibi kanaldayım, 8:45’e kadar programa hazırlanıyorum, 10:30’a kadar yayın, çıkışta toplantı, sonrasında gazete, iki toplantı yapıyoruz, akşam da 9:30-10’a kadar gazetedeyim.

Hem televizyon hem gazetedesin. Önce sesli yapıp, sonra yazılı yapıyorsun. Konuşarak mı daha iyi ifade ediyorsun kendi, sözlü olarak mı?

İkisinde de çok rahatım. Verdiğimiz bilgilerin hepsi mutfakta hazırlanıyor.

HABERİN SANA GELMESİ İÇİNDE OLMAK KADAR ÖNEMLİ

Yazmak için ille de yaşamak gerekiyor mu?

Bazen çok kilit isimlere telefonla ulaşıyoruz. İyi bir gazeteci isen gitmek zorundasın. Davetlere gitmelisin. Güvenilir bir adres haline geliyorsun bir yandan da, gitmesen bile senin cep telefonuna o bilgiler geliyor. Haberin sana gelmesi de en az haberin içinde olmak kadar önemli.

Siyaset magazini çok yoğun. Gündem hep siyasetten yana.

Bizim artistler arasında bazen olmasını istediğimiz ilginçlikte bütün polemikleri politikacılar arasında görebiliyorum ve zevkle izliyorum. Bazı durumlarda da birinin düğünü, birinin aşkı, ihaneti, magazini çok sevdiğimiz için ön plana geçebiliyor.

NURİ BİLGE CEYLAN'A HAYRANLIK DUYUYORUM

Türk sinemasının 100. yılı, Atilla Dorsay da çok kıymetli bir kitap hazırladı bu özel yıl için. Bazı oyuncular vardır ki her zaman fenomendir, her zaman iyi oyuncudur, iyi sanatçıdır. Senin klasiklerin kimlerdir?

Sinema okudum, onun için mutlulukla yanıtlayabilirim bu soruyu. Hababam Sınıfı serisi, Selvi Boylum Al Yazmalım, Eşkıya, Züğürt Ağa, Yavuz Turgul hayranıyım. Nuri Bilge Ceylan’ı izlemedim ama büyük hayranlık duyuyorum. Çağan Irmak, Babam ve Oğlum, Issız Adam. Kahramanlar dersen Şener Şen, Münir Özkul, Adile Naşit, Uğur Yücel, Cem Yılmaz, Yılmaz Erdoğan, Halit Ergenç, Mehmet Günsur.

Çok fazla film çekiliyor, izleyebiliyor musun, yetişebiliyor musun?

Dizilere yetişemiyorum ama filmlere yetişebiliyorum. Çünkü film benim derdime tasama iş stresime iyi geliyor, spor ve filmle unutuyorum dertlerimi.

TEKZİBİ HABERİNİ YAPTIĞIN KİŞİ DEĞİL GAZETECİLER YAPIYOR

Esasında magazin yazarları olarak haberlerinizi okutmak zorundasınız. Nasıl seçiyorsunuz haberleri?

Toplantıyı kalabalık yapıyoruz. Herkesin fikri alınıyor. Yayın yönetmenimize soruyoruz. Hepimizin kararsız kaldığı yerlerde bu işle alakası olmayan kişilere soruyoruz. Bizim kitlendiğimiz şeyi onlar çözebiliyor. Yılların deneyimi de var. Tekzip almaman gereken haberlere imza atmalısın. İşin tuhafı tekzibi haberi yaptığın kişiden çok başka gazeteci arkadaşların yapıyor.

İYİ HABER İÇİN ÜNLÜLERDEN BİR ADIM UZAK OLMALISIN

Magazin dünyasının önemli karakterleri magazine bulaşmayan isimler oluyor genelde. Sen öylesin, Selim Akcin de öyle. Haber yazıyorsun ama haberin önüne geçmiyorsun.

Ünlülerle bir iki adım uzak olmak zorundasın iyi haber yapmak için. Aşırı hayran, aşırı nefret dolu, aşırı hayran olursan haber yapamazsın. Asıl işin gazetecilik, bunu unutmamak gerekiyor. Hep bir mesafede olacaksın.

Posta’yı dinlemek isterim senden.

Gazeteye geldiğimde daha huzurlu hissediyorum galiba kendimi. Çok çalışmakla bir ilgisi var bunun sanırım. Posta’da başarılı olmak için fiziki olarak da gazetede olmak gerekiyor. Kapısı her zaman açıktır Rıfat Ababay’ın. Özel bir toplantısı bile olsa, girebiliriz içeri.

POSTA, KISA VURUCU VE TEMPOLU

Hürriyet ve Sözcü yakın size. Tüm mecralarda sarsıntılar yaşanırken, siz de sarsıntı yaşanmıyor.

Bence dokusunu hiç bozmuyor Posta. Kısa, vurucu, tempolu; bir yandan da gelişiyor. Çalışanların kalitesi yükseliyor.

Üstelik renkli de bir gazete. Hakan Çelik de, Tolga Candaş da, Yazgülü Aldoğan da bu gazetede.

Evet renkli ve güçlü bir gazeteyiz.

Bütün kavramlar birbirine girdi. Sosyete kavramı da değişti. Siz kimi sosyete olarak değerlendiriyorsunuz?

Posta’nın ikinci sayfası sosyete sayfası. Gerçekte sosyete olan 10 kişi. Olmaya çalışanlar, sınıf atlamaya çalışanlar, fotoğrafının çekilmesini sağlamaya çalışanlar var. Pahalı giysiler, pahalı mücevherler var, başka da bir şey yok.

Mehmet Coşkundeniz aşk yazıyor, Tolga Candaş politika yazıyor ve kitaplaştırıyor. Sende var mı böyle bir proje?

En iyi kitap menajeri sensin. Senden teklif bekliyorum.

Bağcılar’dan Trumps’a geldiniz. Vatan Demirören’e geçti. Programda büyük bir dayanışmanız var, ama gazeteleriniz farklı artık Gülşen Yüksel’le.

Mutfaklar bir noktada ayrılıyor ama yaptığımız haber türü olarak yollarımız yine birleşiyor.

DERYA BÜYÜKUNCU PARAYI BİZİM HABERLER SAYESİNDE ÖDEDİ

Büyük mutluluk duyduğun bir haberin var mı? Yıllar sonra bile gururlanacağın?

Derya Büyükuncu haberimle gurur duyarım.

Ne olmuştu orada?

2011’de birinci oluyor Derya Büyükuncu Survivor’da ve ikramiyenin yarısını işitme engelli çocukların okuluna verecek. Yazılı bir kontrat. Sonra ortadan kayboluyor. Yaptığımız haberlerle sonunda parayı ödedi. Toplam 10 gün içinde 5 kez haberini yaptık. Önce inkar etti, sonra da ödedi.

Posta’nın web sitesi değişti. Diğerleriyle kıyaslayınca nasıl görüyorsun siteyi?

Rıfat Abi’nin bedava mal vermem anlayışı vardır. Tüm özel haberleri posta.com.tr alamıyor. Satın alınmasını istiyor. Ben de onun fikrine katılıyorum.

Çeşitli sitelerde üyelik, abonelik gibi sistemler var, ne diyorsun?

Girmedim. Çok karışık. Teknolojide iyi değilim. Hürriyet’te zevk aldığım yazarlar var, onları matbu okumayı seviyorum.


Yıllardır televizyonculuk yapıyorsun. Sizin istikrarınız nereden kaynaklanıyor sence?

Gazeteciyiz. 2008’den bu yana Kanaltürk’teyiz. Her yıl sözleşme yapıyoruz.

Transfer teklifleri oluyor mu?

Oldu ama Gülşen ile özgür olacağımız yer önemli. Daha fazla para teklif edildi, daha geniş imkan soruldu, nerede bize yasak olmazsa biz orada kalırız dedik.

MAGAZİNDE DE SANSÜR OLABİLİYOR

Magazinde sansür var mıdır?

Falanca kişinin arkadaşıymış, kuzeniymiş, eski iş ortağıymış diye çok güzel sansür olabiliyor.

Öfkesini kontrol edemeyen konuklar da oluyor sanırım?

Uzun zamandan beri olmadı. Şu an aklıma hemen gelmiyor. İsim vermeyeyim, reklam arasında tabii sorabilirsiniz bu soruyu diyen, reklamdan sonra sorunca da kavga çıkaran çok oldu.

Soma’da olanlardan sonra yayın yapmadınız.

Bu durumlarda yapmıyoruz.

Magazin anlayışını küçümseyip kopamayan çok. Bu insanları nasıl değerlendiriyorsun?

İkiyüzlü insanlara söyleyecek kötü sözüm bile yok. Daha küçüktüm önceden üzülüyordum, bir yandan burun büküyorlar, ama zevkle de okuyorlar. Şimdi enerjimi onlara harcamak bile istemiyorum. Bence dürüst olsunlar. İnsanları küçültücü bir şey değildir magazin. Mecliste de, sporda da, sağlıkta da magazin var. Sen bir arkadaşınla buluştuğunda yalnızca politika mı konuşuyorsun?

MUHTEŞEM YÜZYIL'IN EKİBİ EZBER BOZDU

Türkiye’deki dizi sektörünü nasıl değerlendirmeli?

Muhteşem Yüzyıl’ı çok önemsiyorum. A’dan Z’ye ekipleri harika. Dizi sektörünü oyunculuğu senaryoyu rejiyi yeniden öğrettiler ve ezber bozdular. Muhteşem Yüzyıl Türkiye’deki star sistemini değiştirdi. 3- 5 kişinin arasındaki polemikler konuşulurken şimdi bambaşka isimleri konuşuyoruz. Kenan İmirzalıoğlu, Beren Saat, Meryem Uzerli, Mehmet Günsur… Yepyeni isimler var. Bu insanlar Gezi Parkı’na da gittiler, toplumsal duyarlılıklarını da gösterdiler. Eminönü’nde araçtan düşen çocuk için de bir şey söylüyorlar, en önemli festivallerde de boy gösteriyorlar.

Aziz Yıldırım, Deniz Seki’nin davaları devam ediyor.

Yeniden yargılama yolu açıldı Aziz Yıldırım için. Deniz Seki ortada yok. Avukatları da telefonları açmıyor, yakınları ulaşmıyor.

DENİZ SEKİ SÜRECİ FİLM GİBİ

Yeni çıkacak yasayı mı bekliyor?

Onunla iligli çeşitli teoriler var. Yumurtalıklarıyla ilgili bir sıkıntısı var. Kaçtığı söyleniyor bir yandan. Bir af iddiası var, o gündeme gelene kadar saklanıyor diyenler de var.

Deniz Seki sürecine nasıl bakıyorsun?

Bir film gibi. Deniz Seki yeniden içeri girerse hasar almadan çıkmasını bekliyorum. Üreten biri. Üreten insanlar zarar görmemeli. Türk adaletinin de işine karışmam.

GENÇLER KENDİNİ KANDIRMASIN UYUŞTURUCUDAN UZAK DURSUN

Whitney Houston, Michael Jackson, Amy Winehouse ve daha birçok isim… Beklenmedik ölümleri görüyoruz. Uyuşturucuyla bir ilişkileri oluyor her defasında.

Uyuşturucu ile ilişki olan insanlar son davalarla korkutuluyor. Sizin de hayatınızın en güzel dönemleri böyle heba olabilir mesajı veriliyor. 20 ünlü hakkında 190 yıl hapisten bahsediyoruz. Gençler de bu süreci görmeli. Üretmek ile uyuşturucunun bir ilgisi yok. Kandırılmamalısın.

Tarkan’ın uzun süredir albüm çıkarmaması enteresan değil mi?

Bence biraz geri çekiyor kendi, bunu destekliyorum, o serbestliği tanımalıyız. Belki de öyle bir albüm çıkaracak ki son 50 yıla damgasını vuracak.