İşte Büyükada'nın sır 14 karantina sakini

Ertuğrul Özkök, Ceza İnfaz Yasası’ndan çıkan bazı mahkûmların gizlice Büyükada’ya getirilip orada barındırılmasının tartışmaları da beraberinde getirdiğini yazmıştı. Özkök bu yazısının ardından Adalar Belediye Başkanı'nın kendisini arayarak işin aslını anlattığını söyledi.

Büyükada'ya getirilen 14 kişinin kim olduğu ve neden Büyükadaya getirildiği belli oldu. Hürriyet yazarı Ertuğrul Özkök, dün kaleme aldığı yazısı sonrası Adalar Başkanı Gül'ün kendisini aradığını ve bunun tamamen insani bir durum olduğunu söylediğini aktardı. Meğer Büyükadaya getirilen 14 kişi Hendek, Erzurum, Bitlis gibi şehirlerin cezaevlerinden getirilmiş rahip ve rahibeler imiş...

İşte Büyükada'nın sır 14 karantina sakini

Dün Büyükada’da yaşanan bir tartışmayı gündeme getirmiştim.
Adada şöyle bir konu gündemdeydi.

Ceza İnfaz Yasası’ndan çıkan bazı mahkûmlar gizlice Büyükada’ya getirilmiş ve orada barındırılıyordu.

Ve bu da bazı ada sakinlerinin tepkisini çekmişti.

Dün Adalar Belediye Başkanı Erdem Gül aradı ve “Ben demeç verseydim aynı sizin yazdığınızı söylerdim. Size bu işin aslını anlatayım” dedi...

Büyükada’daki San Pasifiko Kilisesi 4 Mayıs günü belediyeye başvurup, korona tehlikesi nedeniyle cezaevlerinden çıkarılan 14 kişiyi adaya getirip karantina sırasında burada barındırmayı istemişler.

Belediye de izin vermiş.

Peki kimdir bu gelenler?

*

Önce milliyetlerine bakalım.

Güney Afrika, Fransa, Kanada, Demokratik Kongo, Filipinler, Şili, Hindistan, Kolombiya, Bolivya, Hollanda...

Hangi cezaevlerinden getirilmiş?

Hendek, Erzurum, Bitlis gibi şehirlerin cezaevlerinden.

Kimdir bunlar?

Çoğu rahip veya rahibe...

Cinsiyetleri?

Dokuzu kadın, beşi erkek...

*

Peki Adalar Belediyesi neden bu isteğe olumlu cevap vermiş?

Belediye Başkanı Erdem Gül bunu da şöyle açıklıyor:


“Adalar bütün tarihi boyunca çokkültürlü ve çokinançlı bir yer olarak kalmış. Bugün de böyle. Her gruptan insan var. Ayrıca öyle halkının çoğundan gelen böyle bir tepki de yok. Sosyal medya şehvetiyle ortalığı birbirine katmak isteyen küçük bir çevrenin yaydığı söylenti bu. Tamamen insani bir durum ve insani duyguları olan hiçbir insanın itiraz edeceği bir şey değil.”