Herkesin merak ettiği soruyu sordu! Normal hayata ne zaman döneceğiz?

Türkiye'de koronavürüs vakaları hızla artıyor. Peki diğer ülkeleri geçecek miyiz, tedbirler yeterli mi, sokağa çıkma yasağına gerek var mı? Merak edilenleri Hürriyet yazarı Hande Fırat, Prof. Dr. Mehmet Ceyhan'a sordu. İşte herkesi yakından ilgilendiren o açıklamalar...

Sayılarla, şemalarla takip ediyoruz virüsü... Türkiye'de ise her geçen gün sayı artıyor. Hürriyet yazarı Hande Fırat, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Bilim Dalı ve Enfeksiyon Hastalıkları Derneği Başkanı Mehmet Ceyhan’a "Ne zaman normale ya da normale yakın bir noktaya döneceğiz?" diye sordu. İşte Mehmet Hoca'nın o mühim açıklamaları:

11 Mart’tan öncesine dönmek

Sayılarla, şemalarla takip ediyoruz virüsü... Görmüşsünüzdür, özellikle şemalar virüsün artış hızıyla ilgili ülkeler arasında kıyaslama yapma imkânı veriyor. Türkiye hızlı artışıyla dikkat çekiyor. Hem şemayı hem de alınan tedbirleri konuşmak için Prof. Dr. Mehmet Ceyhan’ı aradım. Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Bilim Dalı ve Enfeksiyon Hastalıkları Derneği Başkanı Mehmet Ceyhan’ın açıklamalarını sizlerle paylaşıyorum.
HIZLI ARTIŞI GÖSTEREN ŞEMA

Mehmet Hoca’ya sordum: “Şemada vaka sayısının en hızlı arttığı ülke olarak görünüyoruz. Yani diğer ülkeleri geçecek miyiz? Ne demek bu?”

Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, “Şemaya göre hız açısından ilk sıradayız. İtalya, İspanya, ABD’den daha hızlı artış olduğunu gösteriyor. Olayın henüz başındayız. Ama bu, hep böyle gideceğiz demek değil. Son iki günde uygulanan tedbirlere bakıyorum, halkımız biraz daha iyi uyum sağlamaya başladı. Unutmayalım, bu uyumun etkisini kuluçka süresi nedeniyle bir hafta sonra göreceğiz. Tedbirlere aynı şekilde uyarsak artış hızında azalma görebiliriz” dedi.

Mehmet Hoca şemada önemli bir konuya dikkat çekti. Grafikte ABD, İspanya, İtalya’nın sağa yatıyormuş, yani sanki azalma varmış gibi bir görüntüsü olduğunu söyledi ve ekledi:

“Bu yanıltıcı olabilir. Örneğin mevcut hızla gidersek 10 günde vaka sayımız 300 bini bulur. Bunun için altı testten birinin pozitif çıkması gerek. 300 bin rakamı için de bir buçuk milyon test yapmak gerekir. Dünyada hiçbir ülke bunu yapamaz. Tüm ülkeler bu sorunu yaşıyor. O nedenle bir süre sonra artık test sonucu pozitif mi negatif mi aranmayacak. Klinik bulgularla hareket edilecek. Virüsün klinik bulguları hastada varsa tedaviye başlanacak.”

SOKAĞA ÇIKMA YASAĞINA GEREK VAR MI?


Peki alınan tedbirler yeterli mi? Daha radikal tedbirlere gerek var mı? Mehmet Hoca’ya özellikle sosyal medyadaki çağrıyı hatırlatarak sordum: “Sokağa çıkma yasağı gerekiyor mu?”

Prof. Dr. Mehmet Ceyhan: “Benim gözlemim, ille de sokağa çıkma yasağı ilan etmek gerekmiyor. Şu son iki günde polis sokak sokak dolanıyor, ‘Evlerinize gidin’ diyor. Etkili bir yöntem. Şehirlerarası trafik önemli. Keşke özel araçlar için de kısıtlama getirilse. Bu önemli çünkü örneğin Ankara’da durum iyi, tedbirlere uyuluyor. Ancak dışarıdan gelenler olursa gayretinizin anlamı kalmaz, işe yaramaz. Bölgesel pandemi kurulları ve bölgesel kısıtlamaları da olumlu buldum.”

PİK NOKTASI NE ZAMAN?

Mehmet Hoca önce ‘pik noktasını’ anlattı. Pik noktası vaka artışının durduğu nokta. O noktadan sonra artış azalıyor.

Prof. Dr. Mehmet Ceyhan: “Çok yolumuz var. Pik noktasını bir tek Güney Kore erken yakaladı. Ne zaman olacağı, alacağımız tedbirlere ve bunları uygulamamıza bağlı. Unutmayalım, hızlı artışta sağlık sistemimiz çöker. O yüzden önceliğimiz artış hızının yavaşlatılması olmalı.”

BİR YILIMIZ VAR!

Peki 48 saat kritik mi? Sonra ne olacak? Ne zaman normale ya da normale yakın bir noktaya döneceğiz? İşte Mehmet Hoca’nın cevabı:

“Hızı yavaşlatmak için önümüzdeki beş gün kritik. Gevşek olursak vaka sayısını kontrol edemeyiz. Önümüzde uzun bir süre var. Buna kesin bir tarih biçmek doğru değil. Ancak bu iş bir ayda, iki ayda hallolmaz. Dünyada salgın bitmeden, biz kendimizi kontrol altına alsak bile kısıtlamalarla yaşayacağız. 11 Mart’tan önceki döneme hemen dönemeyiz. 11 Mart’tan önceki döneme bir yıldan önce dönemeyiz. Salgın dünyada sürdüğü sürece gevşemememiz gerekiyor. Hayat tarzlarımızı değiştireceğiz.”