Her gazeteciye nasip olmayacak olay Kemal Öztürk paylaştı

Yeni Şafak yazarı Kemal Öztürk, "Gazetecilik hayatımda ilk defa başıma geliyor böyle bir şey. Sanırım çok az gazeteciye nasip olacak bir olay." dediği olayı bugünkü köşesinde paylaştı.

Yeni Şafak yazarı Kemal Öztürk, Külliye'deki törenlerin ardından dönüş yolunda başına gelen ilginç bir olayı okuyucuları ile paylaştı. Bilmediği numaraları açmayan kişilere seslenen Kemal Öztürk, "Daha birçok önemli kurumun başına, yönetimine isimler atanacak. Siz, siz olun telefonunuzu açık tutun, her gelen aramaya da cevap verin. Devlet kuşu her an başınıza konabilir! O zaman hemen beri arayın ben duyurayım!" dedi ve "Her gazeteciye nasip olacak bir olay" dediği olayı şöyle anlattı:

Dönüş yoluna girdik, havaalanına gittim. Boş gördüğüm bir koltuğa oturdum. Yanımda bir hanımefendi, sürekli telefonla konuşuyor, çağrıların biri bitip, öbürü başlıyordu. Şaşırmış halde, ‘bilmiyorum, inan bilmiyorum’ diye karşısındakini ikna etmeye çalışan hanımefendi, işin başından aştığını fark etmiş olacak ki, çağrılara cevap vermemeye başladı. Bir yandan da acele acele eşyalarını topluyordu.‘Hanımefendi ne oldu dedim’ ilgiyle? Sempatik ama kargaşanın içine düşmüş bir halde, “Herkes beni arıyor, bakan oldun diyor. Bilmiyorum diyorum inanmıyorlar. Şimdi Cumhurbaşkanlığı’na çağrıldım, oraya gitmem lazım. O esnada bir bey geldi, hanımefendiyi kargaşanın ortasından kurtardı. Ben son gelen kabine listesini açtım baktım. Hanımefendinin fotoğrafı vardı ve altında, “Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan” yazıyordu. Kesin bakan oldu dedim kendi kendime. Sonradan anladım ki, açıklamanın geç başlamasının nedenlerinden biri de, yeni Ticaret Bakanı’nın Cumhurbaşkanlığına ulaşmasını beklemekmiş.

HAVALANINDA BAKAN OLDUĞUNU ÖĞRENMEK

Eskiden muziplik olsun diye, bazı milletvekillerini arar, ‘abi nerelerdesin?’ diye sorar, heyecanla ‘hayırdır?’ diye cevap alınca, ‘yok bir şey, öylesine sordum’ derdik. O gün gariban vekil sabaha kadar uyumazdı.

Son kabine açıklamasından önce yaşanan dalgalanmalar abartılı oldu biraz. Kabine listesi nizami doküman izlenimi verilmiş halde sosyal medyada dolaştı, haber oldu, telefonlar susmadı.

Ben tabi itibar etmedim listelere. ‘Listenin açıklanacağı saati bekleyin heyecan yapmayın’ desem de, kimseye laf dinletemedim.

Külliye’deki törenlere katıldık. Orada da her gören bakan ismi sordu, durdu. Törenler bitti, liste merakı bitmedi. En son tüm bakanların fotoğrafları olan bir liste düştü medyaya. Ben yine itibar etmedim.

Artık dönüş yoluna girdik, havaalanına gittim. Boş gördüğüm bir koltuğa oturdum. Yanımda bir hanımefendi, sürekli telefonla konuşuyor, çağrıların biri bitip, öbürü başlıyordu. Şaşırmış halde, ‘bilmiyorum, inan bilmiyorum’ diye karşısındakini ikna etmeye çalışan hanımefendi, işin başından aştığını fark etmiş olacak ki, çağrılara cevap vermemeye başladı. Bir yandan da acele acele eşyalarını topluyordu.

‘BAKAN OLDUN DİYORLAR’

‘Hanımefendi ne oldu dedim’ ilgiyle? Sempatik ama kargaşanın içine düşmüş bir halde, “Herkes beni arıyor, bakan oldun diyor. Bilmiyorum diyorum inanmıyorlar. Şimdi Cumhurbaşkanlığı’na çağrıldım, oraya gitmem lazım. Ama telefonlardan şoför arkadaşı çağıramıyorum. Gidip öğreneceğim Külliye’de ne olduğunu artık.”

Kendisi de dahil, hepimiz bir yandan gülüyoruz, bir yandan şaşırıyoruz, bir yandan ya gerçekse diye soruyoruz.

O esnada bir bey geldi, hanımefendiyi kargaşanın ortasından kurtardı. Ben son gelen kabine listesini açtım baktım. Hanımefendinin fotoğrafı vardı ve altında, “Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan” yazıyordu. Kesin bakan oldu dedim kendi kendime. Sonradan anladım ki, açıklamanın geç başlamasının nedenlerinden biri de, yeni Ticaret Bakanı’nın Cumhurbaşkanlığına ulaşmasını beklemekmiş.

HER GAZETECİYE NASİP OLMAYACAK OLAY

Gazetecilik hayatımda ilk defa başıma geliyor böyle bir şey. Sanırım çok az gazeteciye nasip olacak bir olay.

Tabii mesleki refleksle yaşadığım olayı Twitter’da paylaştım. O esnada canlı yayında olan Habertürk’ten Didem Aslan, hemen benim tivitimi paylaşınca, büyük gümbürtü koptu! Son sızan listenin doğru olduğu kanaati pekişti insanlarda. Neredeyse tüm internet siteleri ve televizyonlar da bu olayı haberleştirdi tabii.

Olayın kendisi başlı başına hem çok sempatik hem de unutulmaz bir olay. Düşünsenize kendi başınıza geldiğini. İnsanın ömrü boyunca her fırsatta anlatacağı bir hikaye.

HEM GÜVENLİK HEM DEVLET GELENEĞİ

Bunun hoş bir anı olması kadar, güvenlik ve devlet geleneğinde ayrıca bir yeri vardır. Bakanlık değişimleri son dakikaya kadar güvenlik açısında söylenmez. Osmanlı’da da bu böyleydi. Bir paşa, vezir olduğunu son anda öğrenirdi.

Herkesin merak ettiği şey, ‘ya o kişi bakan olmayı kabul etmezse ne olur?’ sorusudur. Erdoğan kime neyi, nasıl teklif edeceğini iyi bilir. Bakanlığı kabul etmeme ihtimali olan isimleri önceden kendisi bizzat arar, sorar. Ama reddetmeyeceğini düşündüğü isimlere böyle sürprizler yapmayı çok sever.

Tabii bir gazeteci olarak buna tanıklık etmek de ayrı bir keyif! Şimdi bilmediği numarayı açmayan kişilere söylüyorum, daha birçok önemli kurumun başına, yönetimine isimler atanacak. Siz, siz olun telefonunuzu açık tutun, her gelen aramaya da cevap verin. Devlet kuşu her an başınıza konabilir! O zaman hemen beri arayın ben duyurayım!