Habertürk yazarından Cem Yılmaz'ı kızdıracak sözler

Cem Yılmaz'ın sevgilisi ile gittiği MFÖ konseri olay oldu. Konser alanında sevenleri ile arasına etten duvar ördürdüğü iddia edilen Yılmaz bu haberlere tepki gösterdi. Yılmaz , kendisine karşı bir "nefret ettirme çalışması" olduğunu iddia etti.

Cem Yılmaz'ı kızdıracak açıklamalar yapan Habertürk yazarı Oray Eğin, Yılmaz'ın gösterilen ilgiden gizli gizli beslendiğini söyledi ve dünya starlarını örnek verdi. 

Cem Yılmaz'ın artık güldürmediğini ve kariyerinde ikinci bir perdeye ihtiyaç duyduğunu söyleyen yazar, "“İstemem yan cebime koy” sansasyonundan da bu yüzden içten içe mutlu. Uyanır uyanmaz hakkındaki haberleri takip eden sıradan şöhretlere dönüşmesi, laf yetiştirmesi bilinçli bir tercih. Ona her şöhretin muhtaç olduğu tatmini alkış değil kameralar sağlıyor artık; o kameraların ışıkları sönerse hastanelik olur. Yaşadığı aşk da bunun kanıtı. " ifadelerini kullandı.

Cem Yılmaz neye kızdı?

Biri bana açıklasın: Müthiş bir serveti olan, dünyanın en güzel koylarında en harika teknede tatil yapabilecek olan Cem Yılmaz ve Defne Samyeli çiftinin neden Türkiye’nin paparazzi kıyılarında, herkesin gözünün önünde yazı geçirir? Yetmedi, bir de Bodrum’da MFÖ konserine giderler… İstese, MFÖ’yü kendi evinin bahçesinde para bile vermeden çıkartabilir.
Cem Yılmaz’ın kendisi de sokağa çıktığı, halkın arasına karıştığı anda olağanüstü bir ilgiyle karşılaşacağını, bir adım bile yürüyemeyeceğini, kimsenin ona rahat vermeyeceğini biliyor. Türkiye’nin en büyük şöhretlerinden biri sonuçta; ister kendi korumaları olsun ister organizasyonun elamanları bu yoğun ilgiye bir tedbir alınması kaçınılmaz…

Nitekim birkaç gündür “Cem Yılmaz’ın korumaları basını engelledi, halkı uzaklaştırdı” türü haberler çıkıyor. Hakkında çıkan her habere laf yetiştirerek reklamın iyisi kötüsü olmaz diyen şöhretler misali, bu haberler Cem Yılmaz’ı oturduğu o fildişi kuleden indirmeye, açıklama yapmaya bile yetti.

Onun korumaları değilmiş de… Basının böyle yazacağını biliyormuş da… Çok da önemli değilmiş de…

EVİNDE OTURSA

Açıklama yapacak kadar önemsemiş halbuki. Hiç dışarı çıkmasa, hiç flaşlara maruz kalmasa bu haberlere de malzeme olmaz, bu zorlama tartışmanın içine çekilemezdi. Cem Yılmaz kalibresindeki dünya şöhretleri böyle yapıyor; kazandıkları milyonlarca dolar karşılığında süpermarkete gitmiyorlar, lokantalarda yemek yemiyorlar, artık sesi çıkmayan Mazhar’ı dinlemek için de ön sıralarda yer almıyorlar.

“Şöhretin bedeli” diye abartmayalım, kazandıkları abartılı rakamların karşılığında ödenecek küçük trafik cezası daha çok. İnsanın çok da hayatını değiştirmeyecek bir fedakarlık: Hiç kimse sizi rahatsız etmeden bakkala gitmek mi istersiniz, yoksa Cem Yılmaz kadar paranız olmasını mı?

Ama Cem Yılmaz bu ilgiden gizli gizli besleniyor. Aslında yıllardır hakkında yazılan her haberi okur, ezberler, zaman zaman kin tutar, ama “cool” olduğu için belli etmezdi. Star olmanın kuralı da buydu zaten; erişilmez olmak, tepeden bakmak.

Madonna, Johnny Depp, Bob Dylan, Bruce Springsteen gibi insanın hayatına dokunan starlar kendi kabukları içinde yaşamanın bir zorunluluk olduğunu biliyor; zaten sokağa çıkmaları da imkansız. Yarattıkları çekim gücü tarif edilemez, onları gören kendinden geçiyor.

Cem Yılmaz da 20 senedir kendi markasını böyle konumlandıran, ortalıklarda Türk standartlarına göre pek görünmeyen, hatta hiç tweet atmamasıyla bile kendinden konuşturan bir isimdi.

Muhatapları Amerikan başkanı olan Jay Z ve Beyoncé çifti değil Yılmaz’la Samyeli. Gidip Malibu’ya elinizle koymuş gibi bulabileceğiniz ve selfie yalvarabileceğiniz Kim Kardashian ve Kanye West daha çok.

Kim bilir, belki de oyunun yeni kuralı bu. Reality show da cool’luk kaldırmıyor.

ŞÖHRETİN İKİNCİ PERDESİ

Cem Yılmaz artık güldürmüyor ve kariyerinde ikinci bir perde gerekiyor. “İstemem yan cebime koy” sansasyonundan da bu yüzden içten içe mutlu. Uyanır uyanmaz hakkındaki haberleri takip eden sıradan şöhretlere dönüşmesi, laf yetiştirmesi bilinçli bir tercih.

Ona her şöhretin muhtaç olduğu tatmini alkış değil kameralar sağlıyor artık; o kameraların ışıkları sönerse hastanelik olur. 
Yaşadığı aşk da bunun kanıtı. Güzellik yarışmasından “Salı Pazarı” sunuculuğuna, şarkıcılıktan gazeteci taklidi yaptığı yıllarda ana haber bülteninde rehine pazarlığına kadar çaktırmadan hep bir “reality” yıldızı olan Defne Samyeli’yle birlikte olması tesadüf değil. Başka hiç kimsenin boşanmasını Samyeli’ninki kadar ayrıntılı basından takip ettiğimizi hatırlamıyorum, ne mahrem bilgiler saçılmıştı ortaya…

Hayatını hep kamuoyu önünde yaşayan ve bundan hiç çekinmeyen Samyeli şimdi Instagram çağında kendi kimliğini tam anlamıyla bulmuş ve sahiplenmişe benziyor. Cem Yılmaz da bu oyuna gönüllü dahil oldu.