Günün yazarı Hatice Karahan...

Ekonomimizin yazılı fotoğrafını çeken Yeni Şafak yazarı Hatice Karahan “Günün Yazarı.”

Hiçbir ideolojiye esir olmadan…
Hiçbir tarafın yanında durmadan…
Felâket tellallığı yapmadan…
Pembe tablolar da çizmeden…
Nasıl görünüyorsa aynen öylesini yazarak…
Ekonomimizin yazılı fotoğrafını çeken
Yeni Şafak yazarı Hatice Karahan “Günün Yazarı.”


SANAYİMİZİN İLK ÇEYREK GÖRÜNÜMÜ

Geçtiğimiz günlerde sanayiye dair bir veri yağmuru izleme şansımız oldu. Bu veriler çerçevesinde de, 2017 yılının ilk çeyreğinde sektörün nasıl gittiğine yönelik aşağı yukarı bir fikir sahibi olduk.

O vakit bugün konuya, çeşitli boyutlardan bir göz atalım.

ŞUBAT'TA ISINAMADI

Dün TÜİK tarafından Sanayi Üretim Endeksi (SÜE) Şubat verileri açıklandı. Buna göre endeks, yıllık bazda %1 oranında yavaş bir yükseliş kaydetti. Takvimsel etkilerden arındırmazsak ise, ortada işgünü sayısının etkisiyle %1,7'lik bir gerileme var. Öte yandan endeksin, Ocak ayında %4,2 artış kaydettiğine şahit olmuştuk. Mart verisinin Şubat'tan daha canlı gelmesini bekliyoruz ancak şimdilik mevcut Ocak-Şubat kapsamında bakacak olursak, ortalamada geçen yılın aynı dönemine kıyasla %1,2'lik bir toparlanma var. Takvim etkisini arındırıp bakalım derseniz de, gelişim %1,8 oluyor.

KAPASİTE KULLANIMI 1,1 PUAN ARTTI

Buna ek olarak, TCMB tarafından açıklanan ve ilk çeyreğe dair veri akışını tamamlayan İmalat Sanayi Kapasite Kullanım Oranı'nın (KKO) da, bu dönemde bir iyileşmeye işaret ettiğini görüyoruz. Nitekim 2017'nin ilk 3 ayında ortalama %75,3 olan KKO, önceki yılın aynı dönemine göre 1,1 puan yükseliş kaydederken, hemen geride bıraktığı çeyreklere kıyasla da daha iyi bir yıllık gelişim sergiliyor.

İSO PMI ÇIKIŞ YAPTI

Bir başka veri ise, geçtiğimiz hafta İstanbul Sanayi Odası'ndan (İSO) geldi. İSO'nun Türkiye Satın Alma Yöneticileri Endeksi PMI'da, Mart döneminde güçlü bir çıkış gerçekleşti. Hatırlayacak olursak, Şubat ayındaki veriler açıklandığında 49,7'ye yükselen endeks çerçevesinde, imalat sanayinin bir stabilizasyona yaklaştığını okuyup ümitlenmiştik. Mart raporunda gelen haber ise, 52,3'e çıkan seviyeyle 50 eşiğinin üzerine nihayet varan morallenmiş bir imalat sektörüne işaret etti. Bu aynı zamanda, Şubat 2014'ten bu yana gözlenen en güçlü iyileşme anlamına da geliyor. Detaylarda ise, söz konusu toparlanmanın Mart ayında sektördeki üretim, sipariş ve istihdam artışlarınca desteklendiği saklı…

RAPOR TALEBİ ARTTI

Bu arada dün İSO, ilgili bir başka istatistiği daha paylaşarak Mart ayına dair ek bir done sundu. Şöyle ki; İSO bünyesinde yeni üye kayıtları ve kapasite raporu başvurularında yıllık bazda belirgin artışlar yaşanmış durumda. Özellikle firmaların kimlik kartı niteliğinde olan ve teşviklerden dış ticaret işlemlerine kadar çeşitli amaçlarla kullanılan kapasite raporuna yapılan müracaatlardaki artış, sanayideki harekete dair faydalı bir bilgi niteliğinde... Mart ayında %50 oranında yıllık bazda artış kaydettiği gözlenen ilgili rapor başvurularının anlamlı bir bölümünü ilk kez müracaat yapanların oluşturması ve ayrıca bu alt kategoride gözlenen büyüme de, olumlu bir gösterge… Elbette bu veriyi, İstanbul bünyesinde değerlendiriyoruz.

SEKTÖR VAR, SEKTÖR VAR

Tabii tam bu noktada insanın aklına, son dönemde ekonomiyi canlandırma doğrultusunda sunulan teşvikler, destekler geliyor. Mesela kapasite raporu başvurularındaki canlanmanın, bu motivasyonla da bir alakası olmalı. Zaten İSO da açıklamasında bunu demeye getiriyor ve rakamların hükümetin verdiği desteklerin etkisini teyit ettiğini belirtiyor.

Ve aslında bu tespitlerle de örtüşen bir ek bilgi daha sunarak bitireyim: Şimdi SÜE ve KKO'dan çıkan yukarıdaki sonuçlar, elbette ortalama görünümü yansıtıyor. Peki, vaziyet sektörler özelinde nasıldır diye sorduğumuzda ise, pozitif haberlerin her alt grup için geçerli olmadığını anlıyoruz. Nitekim yılın ilk aylarında hareketlenmeyi getiren artışlar, daha ziyade dayanıklı tüketim ile sermaye mallarında ve daha da spesifik olursak, elektrikli teçhizat, mobilya ve ayrıca motorlu kara taşıtları ile diğer birkaç sektörde gözleniyor. Bu ise bilhassa, ayağa kaldırılan, talebi öne çekilen ve/ya ihracatta canlılık gösteren alanlarda üretimin kıpırdandığına dair bir mesaj veriyor.

Özet geçecek olursam, bu bahar tadındaki haberler ılıman bir tablo çiziyor ve ekilen politikaların tomurcuklandığını gösteriyor. Bununla birlikte, tüm dallara yayılan ve kendi ayağı üzerinde duran güçlü bir iktisadi aktiviteye dair gereksinimleri de, yeni dönemde daha berrak bir ortam eşliğinde hızla inşa etmek gerekiyor.

Zaten şunun şurasında ne kaldı? Haftaya bu zamanlar, referandum sonrası Türkiye'mizin istikbalini konuşuyor olacağız.