Günün köşe yazarı Nagehan Alçı

Nagehan Alçı’nın bugünkü Milliyet’teki “Gidişattan endişeliyim...” başlığı altında yayımlanan yazısındaki tespitleri nedeniyle günün köşe yazarı oldu...

Nagehan Alçı’nın bugünkü Milliyet’te “Gidişattan endişeliyim...” başlığı altında yayımlanan yazısı şöyle başlıyor:

Bu köşeden son 1 aydır sürekli uyarıyorum: FETÖ ile mücadele gibi hepimiz için hayati önemde bir konu hem siyaset hem medya camiasında her geçen gün sulandırılıyor ve bu işin sonu kötüye gidiyor. Fakat maalesef uyarıları dinleyen yok. Hem AK Parti hem de CHP aktörleri ortak zeminde buluşup FETÖ’ye karşı beraber mücadele ruhunu çoktan kaybettiler ve birbirilerini avlama ve tutuklatma yarışına girdiler.

Alçı’nın bu tespit cümleleri içinde itiraz edeceğiniz bir cümle var mı?..

Yok…

Peki…

Ya şu cümlelere itiraz edebilir misiniz?..

FETÖ ile iltisakta süreklilik ve devamlılık kriterini esas alırsanız bu kriter çerçevesinde 1991’deki polis soru çalma olaylarını hatta 1985 Kuleli olaylarını bile soruşturabilirsiniz. Çünkü FETÖ, insanlığa karşı işlenmiş suçlar kapsamında bir örgüt. Gerçek FETÖ’cüler ve FETÖ işbirlikçileri zaten bu örgütle hiç irtibatlarını koparmadılar. O yüzden sürekliliğe, devamlılığa bakacaksınız. HSYK ve Yargıtay’ın da bu hukuki kriter üzerinde uzlaşacağına eminim çünkü başka bir yol yok. Aksi halde toplumun her kesiminin tutuklanmasına kadar varacak bir çılgınlık noktasına gidilir ve bir ‘hapishane toplumu’ oluruz...

Bu paragrafta da itiraz edecek bir cümle bulamadığınızdan eminiz…

O halde devam edelim…

Ve şimdi de şu paragrafı okuyalım…

Kim ne derse desin, son yıllarda gösterdiği kararlı çabayla ülkeyi FETÖ’den kurtarmış bir lideri bile FETÖ’den tutuklatmayı isteyecek bu çılgınlık ortamı, doğal olarak AK Parti ve devletin tepeleri nezdinde karşılığını buldu. Bu sefer de CHP’nin ve Erdoğan muhaliflerinin 2013-16 arası FETÖ ile suç ortaklığı somut kanıtlarıyla Sabah gazetesi ve AHaber başta olmak üzere hükümete yakın medyada yayımlanmaya başlandı. Bu sefer de AK Partili siyasetçiler ve muhafazakâr gazeteciler savcılara sesleniyor ve isim isim tutuklama istiyordu.

Var mı itirazınız?..

Yok tabi…

Neden olsun ki?..

Hepsi doğru…

Peki ya şu paragrafta yer alan tespitleri?..

Okur musunuz lütfen…

Diğer yandan, AK Parti de bu havaya uygun olarak Ergenekon ve Balyoz’un sonuna kadar gerçek olduğunu yeniden söylemeye başladı. Başbakan Binali Yıldırım’ın bu konudaki çıkışı AK Parti teşkilatlarında büyük destek buldu...

Ve bizce…

Yazının sonunda değil, sonlarında yer alan şu cümleler Nagehan Alçı’nın asıl uyarı cümleleri…

Bakın nasıl…

Peki, böyle giderse ne olur? Eğer hepimiz hukukun temel ilkesi olan usul, esastan üstündür çizgisinde ittifak etmezsek maalesef postmodern bir iç savaşa gideriz. Bu iç savaşta da iktidar kanadı öbür tarafı feci şekilde ezer ama Türkiye bu süreçten çok yara alır.

Yazının tamamını okumak için siz burayı tıklayın lütfen…

Biz de bu arada Nagehan Alçı’yı “Günün Köşe Yazarı” seçelim…