Ertuğrul Özkök çok korkmuş belli ki!

Ertuğrul Özkök, düşen özel iş jetinde hayatlarını kaybeden 11 genç kadın için sosyal medya ahlâksızlıklarına dikkat çekti.

Ertuğrul Özkök, düşen özel iş jetinde hayatlarını kaybeden 11 genç kadın için sosyal medya ahlâksızlıklarına dikkat çeken yazısının bir yerinde şöyle diyor:

“…. Sonra bileşik kaplar kanunu geliyor aklıma... Bu iğrençlikler, bu vicdansızlıklar hepimizi aynı seviyeye getiriyor..."...

*

İşte bu…

En büyük felâketlerimizden biri bu…

Yani…

Bir milletin en büyük toplumsal karakterinin “bileşik kaplar” fiziğinde olması.

Çünkü…

Toplum bileşik kaplar gibi olunca, vasat altılar, vasatlar ve vasat üstü kitlelerle aynı çizgiye geliyor.

Bir bakıma vasat altı kitleler, vasat ve vasat üstü kitleleri zehirli bir yılan gibi sokuyor...

*

Dünkü gazeteciler.com'da “Medyanın görevleri bu alengirli kavşakta başlar...” başlığı altında yayımlanan analizimde ben de şöyle başlıyordum:

*

Müşterek akıl ve duyarlılık yığınları toplum yapan, millet yapan değerler. Ne var ki…

İnsanoğlu; kendisine yeterince tatlı rüyalar sunulduğu müddetçe, kendi başına uyutulmaya daha çok meyillidir.

Özellikle de uyanışlarından pek bir şey anlamayanlar...

Uyanışı dinden-imandan çıkmak sananlar...

Veya…

Tatlı rüyalarla avunmayı acı gerçeğin zorlamalarına tercih edenler..

*

Her şeye rağmen umutlarımı sıcacık tutuyorum.

En büyük güvencem havalanmış bir uçağın düşmezse eğer mutlaka normal iniş yapacağı.

*

“Türkiye” isimli bu uçağın düşmeyeceğine inanıyorum…

Hatta iman ediyorum…

Belki gövdesinin üstüne iniş yapacak…

Ama…

Mutlaka ve düşmeden inecek...

En kısa zamanda da bu iniş mutlaka gerçekleşecek…

GÜNÜMÜZ DİNİ DE DİNSİZLİĞİ DE ODUR…

Mitoloji, dinî inancın en eski şablonlarından biridir.

Ve…

İnançlar da insanları birleştiren ve ayıran en güçlü öğeler...

Başka bir deyişle, bir devlet kurmak için de onu ikiye bölmek için de halkın inançları üzerinde hakimiyet kurmak yeterlidir.

*

Dolayısıyla…

Kendi inançlarımız ne kadar güçlü olursa olsun, bu inançların yöneticilerimizin elinde bizi daha “kullanılabilir” kıldığını da inkâr edemeyiz.

*

Elbette ki bu modern çağda bile, hiçbir lider çıkıp da dini inançlarımızı kökten değiştirmeye kolay beri cüret edemez.

Ama…

Unutmamak gerekir ki…

Günümüzde inançlarımız dinlerimizle sınırlı olmadığı gibi, devletlerin araçları da dinî inançlarımızla sınırlı değildir.

*

İşte bunun içindir ki…

Kabul edelim veya etmeyelim sosyal açıdan günümüzün dini de dinsizliği de medyanın ta kendisidir.

*

İster onu kendi inançlarımıza göre seçelim…

İster onun bize biçtiği inançların peşinden gidelim!..

BELKİ DE KIRILIRDI…

TV konuşmacılardan biri ABD ile ilişkilerde, "artık bıçak kemiğe dayandı" dedi...

*

İyi ama…

Bıçak kemiğe gelene kadar neredeydin arkadaş?..

Hiç mi acı duymadın?..

Hiç mi canın yanmadı?..

*

Hem…

Madem bıçağın kemiğe dayandığı ana kadar acıya dayandın…

Bıraksaydın…

Bakarsın bıçak kemiği geçemez ve kırılırdı…