Ertuğrul Özkök, Akif Beki'yi çok fena 'ti'ye aldı...

Akif Beki ve Ertuğrul Özkök yeniden didişmeye başladı... Özkök, "Komşum Akif mahalleyi boş bulup, bana bir şeyler demiş ama okudum okudum anlamadım" dedi...

Hürriyet gazetesinin sık sık didişen yazarları Ertuğrul Özkök ile Akif Beki arasındaki yeni didime konusu "Rabia" oldu...

Ertuğrul Özkök, geçtiğimiz günlerde "Rabia selamının sonu, Mavi Marmara’nın batışı, ümmet hayalinin hüsranı" başlıklı bir yazı yazmış, Özkök'ün köşe komşusu Akif Beki de bu yazıya "‘Rabia’ yerine ‘milli kuartet’ mi dense?'" diye cevap vermişti...

Ertuğrul Özkök, Akif Beki'ni o yazısını "Akif bir şey söyledi ama anladıysam Katarlı olayım" diye fena 'ti'ye aldı...

İşte Ertuğrul ÖZkök'ün o yazısı:

AKİF BİR ŞEY SÖYLEDİ AMA ANLADIYSAM KATARLI OLAYIM

GÜNEY Afrika’da Ümit Burnu’nda falan dolaşıyorum ya...

Komşum Akif mahalleyi boş bulup, bana bir şeyler demiş ama okudum okudum anlamadım.

*

Ben “Rabia selamının sonu” dedim ya, galiba bu selamın dört parmağını tüzüğüne geçiren AKP’yi savunmuş.

“Ne yani” diyor, dört parmağı kasteden “Rabia” değil de “kuartet” mi desinler...

Alakayı anlamadım...

“Dörtlü”, “dördüz” gibi kelimler varken, “arena” kelimesini bile bir emirle kaldırıp, şak diye Yunanca stat derken, niye “Rabia” gibi bir mecaz...

*

HAMAS bile terk ettikten sonra şu fani dünyada, Müslüman Kardeşler’i savunan bir Türkiye kaldı, bir de Katar...

Bu durumda dördü ikiye indirip iki parmak selamı yapmak daha uygun olmaz mı...

*

Tabii o zaman Rabia da demezsin, kuartet de, dörtlü demeyi de sevmiyorsan...

Bence en uygun laf tavladan bulunabilir..

*

“Dörtlük” kalmadığına göre artık “cihar” diyemezsin...

“Dü” dersin...

*

Vallahi Akif de tatmin olur... Ben de hiç sesimi çıkarmam.

Üstelik çıkardığı ses de güzel...

*

Düüüü....