Engin Ardıç kaybetti

Bugünkü yazısında kamu diplomasisinden haberi olmayan bir anti demokratlık örneği gösteren Engin Ardıç kaybetti..

Fatih Altaylı’yı kamu diplomasisini savunan güzel yazısından dolayı “Günün Kazananı” seçtim.

Geleneksel diplomasicileri ise Türkiye’nin bu en haklı askeri harekâtına zarar verdiklerine işaret ettim.

*

Engin Ardıç’ın bugünkü SABAH’ta “Maçaları sıkıyorsa” başlığı altında yayımlanan yazısı tipik bir gelenekselci diplomasi örneği…

*

Engin’e göre de (Pak çok meslektaşımıza göre olduğu gibi.) kamuoyu tarafından “170 savaş karşıtı imzacı” diye tanınanlar; “puşt, komünist, enayi, esnaf, çakal ve benzeri insanlar…””

*

Yani…

Demokratik laik sosyal hukuk devleti olma iddiasındaki dev bir ülke, 170 imzacının “Savaş istemiyoruz, barış istiyoruz” haykırışlarıyla batacak, Engin’e göre...

*

Bunu iddia etmek Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurumsal kimliğine hakarettir…

Bunu iddia etmek, “namazın temel direği” diyerek tanımladığı abdestin yellenince bozulacağını anlatan Hoca’ya Temel’in “bu nasıl bir abdesttir ki bir osurukta yıkılayi” deyişine naziredir…

*

Korkma yahu Engin…
Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni kimse yıkamaz…
*

Hem artık demokrat ol…

Ve inan ki eğer bu 170 kişinin düşüncelerini açıklamasına izin verirsek, millet ve devlet olarak daha da büyürüz…

*

70 yaşına geldin hala öğrenemedin mi Engin?..

Hoşgörü büyüklüğün işaretidir…
Tahammülsüzlük ise cehaletin…

*

Hani sen cahil değildin?..

*

Mutlaka cahil değilsin ama belli ki kamu diplomasisinden haberi olmayan bir anti demokratsın…

Haliyle de kaybedensin…