Engin Ardıç hangi Milliyet yazarına "yalan yazıyor" dedi?

Sabah yazarı Engin Ardıç, Milliyet yazarını açık açık yalan yazmakla suçlarken, Ahmet Hakan'ı da "Anchormanliği kıvıramadığı gibi gazete de okumamakla" suçladı..

Milliyet gazetesi yazarı Mehmet Tezkan, dünkü "Yaza kadar batarsak!.." başlıklı yazısında "Cumhuriyetin kurucu ayarları arasında sadece partili cumhurbaşkanlığı yoktu, tek partivardı, parti devleti vardı. Kaç yıl önce? 1930'da" diye yazdı...

Sabah yazarı Engin Ardıç isim vermeden Mehmet Tezkan'ın yazısı için "Nasrettin Hoca'nın dediği gibi, hangi bir yanını düzeltelim?" dedikten sonra "yalan"ları tek tek sıraladı...

"Bilmiyorsunuz, propaganda gayretiyle bir yerlerinizden sallıyorsunuz. Ya da bile bile yalan yazıyorsunuz." diyen Engin Ardıç şu ifadeleri kullandı. "Çabaladıkça batıyorsunuz oğlum. Bak, arkadaşın ne demiş: 'Bu memlekette köşe yazarlığı yapılmaz.' Böyle yapacaksanız hiç yapmayın tabii."

Ardından da Ahmet Hakan'a gazete okumadan köşe yazdığı gerekçesiyle ayarı verdi...

İşte Engin Ardıç'ın o yazısı:

YALAN YAZIYORLAR...

"Cumhuriyetin kurucu ayarları arasında sadece partili cumhurbaşkanlığı yoktu, tek partivardı, parti devleti vardı. Kaç yıl önce? 1930'da" diyorlar.
Nasrettin Hoca'nın dediği gibi, hangi bir yanını düzeltelim?
Evladım, 1930'un ikinci yarısında ülkemizde bir değil iki parti vardı, CHF ve SF.
Cumhuriyet 1923'te kuruldu (herhalde haberin vardır.) Tek parti yoktu, komünist partiler bile vardı.
Parti kurmak o kadar serbestti ki 1924'te TCF kuruldu! Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası, Tek parti yönetimi, sizin İsmet tarafından 1925'te başlatıldı, daha önce değil, kuruluşta değil.
"Parti devletine geçiş" de 1930'dan sonradır, CHP'nin 1931 kurultayında.
Hani altı ok falan...
(CHF'nin CHP'ye dönüşmesi de, ancak 1935.) İl başkanının aynı zamanda vali olması, içişleri bakanının parti genel sekreteri olması falan da daha sonranın, 1936 yılının marifetleridir.
Bunlar ne biçim kurucu ayarlarmış ki kuruluştan ancak sekiz ila on üç yıl sonra devreye sokulmuşlar?
Bilmiyorsunuz, propaganda gayretiyle bir yerlerinizden sallıyorsunuz.
Ya da bile bile yalan yazıyorsunuz.
Kim veriyor size bu akılları, olanca cehaletiyle Kılıçdaroğlu mu?
O zaman gene kendi kalesine gol atıyor...
"Kurucu ayarlara dönelim" derken "parti devletine dönelim" mi demek istiyor? Sonra da Erdoğan'ı tam da bununla suçluyor!
Çabaladıkça batıyorsunuz oğlum.
Bak, arkadaşın ne demiş: "Bu memlekette köşe yazarlığı yapılmaz." Böyle yapacaksanız hiç yapmayın tabii.

Vatandaş gazete oku!
Al bir tane daha...
Ahmet Hakan koçum...
"Niye hiçkimse 'yetmez ama evet' demiyor?" yazmışsın...
Ben dedim koçum, ben dedim. "Gene yetmez ama gene evet" dedim.
2 Ocak Pazartesi günü bu sayfada yayınlandı. Hatta yukarıda sözünü ettiğim arkadaşın "böyle diyenlere kulak asmayın" bile yazdı.
"Anchorman"liği kıvıramadığın gibi anlaşılan gazete de okumuyorsun, sonra da "bu memlekette köşe yazarlığı yapılmaz" diye ağlıyorsun.
Senin gibi yapılacaksa yapılmasın.
Bu işi bırak, git teknelerde içki servisi yap, bahşiş de verirler.