Can Dündar hangi gazetecinin yazısını araklayıp köşesine koydu?

Can Dündar'ın 17 yıl önce başkasından çalıp köşesine koyduğu yazı yeniden gündeme geldi..

Gazeteci ve yazar Yaşar Gürsoy, 17 yıl önce İnternethaber'de yazdığı köşe yazısının, Can Dündar tarafından nasıl kopya edilerek çalındığını sosyal medya hesabından yayınladı ve “Bu yazı Can Dündar’a değil bana aittir” dedi..


Yaşar Gürsoy İnternethaber'de yazarlık yaptığı dönemde başından geçen bir olayı Facebook hesabından şöyle aktardı:
O zaman Hadi Özışık’a ait İnternethaber'de Can Ataklı ben Mehmet Barlas yanılmıyorsam Nazım Alpman baş yazardık.

Can Dündar benim İnternethaber'deki Milliyet’te yazdı.Asistanı Yasemin’i aradım ve "O yazı benim" dedim. “Hallederiz konuşacağım” dedi.

Yazıyı ilk kitabımda (Beyninle Seviş(me) kitabımda yayına vericem dedim. Özür diledi, “Esinlenmiş Can Bey “dedi.

‘Eyvallah’ dedim. Kitabıma o yazıyı almak içime sinmedi koymadım.
Burak bastı kitabı.
Orijinali bende…
Birebir değil ama yüzde 70’i benim.. Esinlenmiş…!!”




İŞTE O YAZI:

GERÇEK DOST


Hani, diyorum da, insanın gerçekten mükemmel bir dostu olsa… “Ona”, şöyle,
içine sindire-sindire, kocaman bir sarılsa…
Ne iyi olur değil mi? Dostunuz!
dostunuz var mi? Kadın ya da erkek… Hiç fark etmez. Gerçek
dostun cinsiyeti olmaz. Paylaştığınız birileri var mı? Var ise mesele
yok.

Yok ise,
gidin bulun hemen! Sırlarınızı paylaştığınız. Özlediğinizi
açık
yüreklilikle
söylediğiniz. “Canım benim!..
dediğiniz… Telefonda bile saatlerce konuştugunuz, sıcacık
biri…
“O”nu görmediğinizde yüreğinizin “pıt-pıt” attığını
hissettiğiniz,bir
dostunuz var mi? Dert ortağı, sohbetlerinizi paylastığınız,
yalnızlığınızı
anlattıgınız, sevincinizi hisseden biri… Yalnız kaldığınızı
düşündüğünüzde, birilerine öfkelendiğinizde, sevdiklerinizi
özlediğinizde,
hayal kurduğunuzda
yanınızda o var mı?
Sizi hiç yalnız bırakmayan biri… Cesur, sempatik, azimli,
kararlı,
Arayan, soran,”Seni özlüyorum” diyen biri. Böyle bir canlı ile her
şeyi konuşabilir, paylaşabilirsiniz. Yanıltmaz! Anlayışla
karşılar
herseyi…
Hataları, günahlari-sevapları, her bir şeyi konuşabilirsiniz
onunla…
Hic yalnız kalmazsınız nitekim… Böyle bir dost bulmak için
fazla
bir arayış
içinde olmanıza gerek yoktur. O kendiliğinden çıka gelir
zaten.
(Elektrik olayı ..) Bir gün bir bakarsınız karşınızda… Bir
de
bakmışınız
sımsıcak sohbetler, derin konular, sırlar,paylaşımlar…
Kimseye
söyleyemediğinizi,
en yakininiza anlatamadıginizi, gecmisteki izleri, gelecege
dairlerinizi,
sadece ona anlatir olursunuz. Kadin, erkek Bir dost bulun! Ama gercek olsun.
Aradıginda isinizi degil, sizi soran… Kötü gününüzde
ev
sahibi,
iyi
gününüzde kiraciniz olsun. Anlatsin, konussun, acik-secik,
korkmadan
yasasin. Güvensin! Cinsiyeti olmasin!
Bir kartal kadar hasin, bir maymun kadar saklaban, bir ceylan
kadar
narin
olsun. Dogrulari söylesin.
Gercekci olsun. Yaniltmasin, kandırmasin! İcten, sevecen,
sempatik,
sevdalari, özlemleri anlayabilen biri olsun. Anlasin! Agziyla
degil,
gözleriyle ve kalpten konussun. Yasasin!
Doya-doya yasasin, doya-doya yasatsin.
Beyninden değil, yüreginden versin. “Olsun varsin!
Paylasirim.” desin.
Bir dostunuz olsun.
Sizi ve benliginizdekileri paylassın…
Dost olsun!
Ama… Gercek bir dost..

CAN DÜNDAR