Başak Sayan 'Sinema için daha zaman var' diyor

Sayım Çınar geçtiğimiz günlerde yıldırım bir aşka tutulup evlenen Başak Sayan ile söyleşti

GAZETECİLER.COM - ÖZEL İÇERİK
SAYIM ÇINAR

Sayım Çınar geçtiğimiz günlerde yıldırım bir aşka tutulup evlenen Başak Sayan ile söyleşti. Yeni kitaptan film ve dizi projelerine, evliliğinden gelecek günlere zengin bir söyleşi okuru bekliyor.

MUTLU VE HUZURLUYUM

Seni uzun süre sonra İstanbul’da gördük. Amerika’da yeni bir hayata başladın. Yeni bir evlilik yaptın.

Yarı zamanlı İstanbul, yarı zamanlı Amerika olacaktı aslında. İki ülkede de vakit geçiriyoruz. Tanıştık, bir ay sonra da evlendik. Her şey çok hızlı ve güzel oldu.

Nasıl tanıştınız?

Bodrum’da. Havaalanında tanıştık. Sabah olan uçağı akşama almış eşim. Yakın bir arkadaşımın erkek kardeşi. Ama hiç tanışmamıştık. Beni davet etti gittikten sonra Amerika’ya. Gittikten 3 hafta sonra evlenmeye karar verdik.

DOĞRU KİŞİYİ BİR ŞEKİLDE İLK ANDA TANIYORSUN

Sence hızlı bir evlilik mi oldu?

Hızlı gelmiş olabilir insanlara. Ama ben uzatmanın anlamlı olmadığını düşünüyorum. Bir şekilde doğru kişiyi ilk anda anlıyorsunuz. Daha önce olabileceğine inanamayacağınız her şey oluveriyor.

Koruyucu melek gibi mi?

Aynen öyle. Evleneceğime ihtimal vermiyordum. Bir anda oldu.

En son Altındağlı adlı bir dizide oynadın, dizi kısa sürdü senin diğer projelerine kıyasla.

Çoğu dizi gibi kısa sürede bitti. Yaptığım tüm işler uzun sürdü. Benim için de şaşırtıcıydı.

Sence neden bitti?

İzleyiciye çok yabancı geldi. Sopranos’un Türk versiyonuydu, adaptasyon iyi olmadı. Çok Amerikanvari kaldı. İnsanlar da orijinali varken neden adaptasyonunu izleyeyim dedi.

Zor karakterleri oynuyorsun. Sana gelen yapımcılarla nasıl anlaşıyorsun?

Bir proje olduğu zaman karakteri oynayabilecek isimler düşünülüyor. O isimlerden birisiysem senaryo gönderiliyor. Devamında konuşuyoruz. Senin kendini ne kadar orada gördüğün önemli. İçine sinmesi çok önemli.

ÖNÜMDE UZUN YILLAR, SİNEMA İÇİN ZAMAN VAR

Ciddi dizilerde oynadın, Yaprak Dökümü önemli bir kırılma noktasıydı. Sinema filmlerinde de yer aldın ama çok da yer almıyor gibisin.

Çok fazla odaklanmadım. Kalbimi hoplatacak işler de olmadı. Bana gelen teklifleri de ben sevmedim. Daha gencim, mesleğimi bırakacak değilim, önümde uzun yıllar var, sinema için de zaman var.

Edebiyat uyarlamaları görüyoruz, politik diziler de ön planda. Sen nereye oturtuyorsun kendini oyuncu olarak?

Kıyaslama yapamam, projenin iyi olması yeterli benim için.

İNSAN EN İYİ GÖZLEDİĞİ ŞEYİ YAZIYOR

Ankaralısın, ailen orada. Ankaralı yazarlar son dönemde popülerleşiyor. Senin de iki kitabın var. Yeni romanını hazırlıyorsun. Yazarlıkta geldiğin noktayı anlatır mısın?

Mart’a kadar tamamlamak istiyorum. İnsan en iyi gözlemlediği şeyi yazıyor. Daha çok günümüz ilişkilerini, yozlaşmayı, zorlanmaları yazıyorum. Kadın sorunları çok önemli benim için. Yine bunları yazıyorum, bir şehir hikayesi yazdığım. Yine aşk var, imkansızlıklar var. İnsani ilişkilerin insanları sürüklediği yerler var.

Burada yaşadığın hayattan sonra Amerika’ya gitmek zor oldu mu? Sonuçta burada şöhretsin.

Şartlar öyle gerektirdi. Amerika’da yaşayacağız diye bir şey konuşmadık. Amerika’da mesleğime devam etmem zor. Sıfırdan başlamak istemem. 18 yaşımda İstanbul’a gelerek oluşturduğum çatı var sonuçta. İki ülkeli bir hayat kurmayı düşündük. Eşim de İstanbul’a gelecek.

Son dönemde gündem hep siyaset. Sanata yer kalmadı. Bu durumu nasıl değerlendiriyorsun?

Evet, dizilerin reytinglerine baktığımızda da görüyoruz bunu. En çok izlenen dizi 7 reyting alıyor, eskiden bu reytingle dizi kalkardı. İnsanlar tartışma programı izliyor, ya da eğlence programlarını izliyor. Ağlamak, üzülmek, gerilmek istemiyor.


WOODY ALLEN HAYRANIYIM

Muhteşem Yüzyıl’ın müzesi açıldı. Muhteşem Yüzyıl yurtdışında önemli ülkelerde oynuyor. Sen neler söylersin?

En beğendiğim dizilerden biridir. Kurgu, prodüksiyon, senaryo çok iyi.

Penolepe Cruz benzetmeleri yapılıyor sana.

Evet. Ben Woody Allen hayranıyımdır. Kendi yazdıklarımı çekmek istiyorum bir gün. Allen da ilham kaynaklarımdan biri.

Bağlanma Korkusu sinemaya uyarlanacak mi?

Zamana bağlı. Şu ara çekilse belki, ama on yıl sonra artık yaşım uygun olmayacaktır.

Magazinde çok yer alıyordun bir dönemde. Kendini geri çektin sanki.

Hayat doğal yolunda ilerliyor. O dönem öyle bir dönemdi, bu dönem böyle bir dönem. Artık keyif almıyorum davetlerden. Keyif almıyorum, içki içmiyorum, atmosfer yoruyor, herkes herkesi tanıyor. Evde olmaktan daha çok zevk alıyorum. Köpeğimi gezdireyim, aynı zevkleri paylaştığım eşimle oturayım, daha güzel benim için. Fizik ve kuantumla ilgiliyim. Oturup eşimle bunları tartışıyorum, okuduğumuz kitapları paylaşıyoruz.

Şehir romantiği bir kadınsın. New York ile özel bir ilişkin var.

İstanbul dışında yaşayabileceğim tek yer orası. İstanbul birinci tercihim olurdu yine de. New York’ta özgürlük inanılmaz, büyülü bir şehir. Eşini, dostunu özlüyorsun. Ailenin eksikliği kendini hissettiriyor.

İÇTEN GELEN BİR MUTLULUK BENİMKİ

Mutluluk anlayışın nedir?

Mutluluk da mutsuzluk da dışsal faktörlere bağlı değil. İçten gelen mutluluk benimki. Senin o gün bana tatsız davranman beni mutsuz etmez.

Şöhretli olmayı nasıl değerlendiriyorsun?

Sevilmek, beğenilmek güzel bir his. Yaptığın işin karşılığını alıyorsun. İnsanların dikkatini çekiyorsun. Bundan kurtulmak gibi bir meselem yok. Nefes alamayacak gibi bir durumum da yok.

Türkiye’de oyunculuğa baktığımızda, kadın oyuncuların ağırlığı hissediliyor, Kış Uykusu’nda Melisa Sözen muhteşemdi örneğin.

Serhat Kılıç’ı çok beğenmiştim. Türk sinemasının geldiği nokta çok iyi zaten. Kendi hikayelerimizi evrensel bir dille anlatabiliyoruz. Değer taşıyan işler yapıyoruz. Nuri Bilge’nin ilk filmleri de çok iyiydi, çok gişe yapmadı ama. Son filmi ise gayet iyi gişe yaptı. Bu çok sevindirici.

GÜVENDE HİSSEDİYORUM

Beklenmedik bir şey gerçekleştirdin, bir anda evlendin, evliliğin seni nasıl etkiledi?

Eşimin çok katkısı var, çok huzurlu ve mutluyum. Güvende hissediyorum. Aşk duygusu, birlikte yaşayınca biter mi korkum vardı, şimdiyse eşimle yanyaneyken aşkımızın asla bitmeyeceğini hissediyorum. Öteki parçamı bulmuş gibi hissediyorum.

Eşin Washington’da yaşıyor. Evrensel değerleri olan biri, bizim dünyamızdaki erkekse daha maço daha lokal. Özgürlük hissi mutluluğu da beraberinde getiriyor, değil mi?

Karşında senin değerlerine saygı gösteren biri olunca işler daha kolay gidiyor. Karşısındakine özen gösteren, saygı duyan biri eşim. Çok mutluyum bunun için.