Aydıklık yazarından gazetesine Türkçe dersi!

Aydınlık gazetesi yazarı Kemal Ateş, bugünkü yazısında kendi gazetesini eleştirdi.

Geçen haftaki yazısında iki değişiklik yapıldığını söyleyen Kemal Ateş, “Örnek verdiğim bir cümlede hatalı bulduğum‘saptamak’ eylemi yok olmuş. İkinci yayın kazası daha da önemli: ‘Kadar’ anlamına gelen ‘değin’ ile ‘dair, ait, müteallik’ anlamına gelen ‘değgin’ iki ayrı sözcüktür. Benim ‘değgin’ yazdığım sözcük, gazetede ‘değin’ olarak çıkınca, biz Türkçe dersi verirken, ders alacak duruma düştük” diye ekledi.

Kemal Ateş, “Gazetemizde sözdizimi açısından bozuk cümleler görüyorum, kimi yazılar akıp gitmiyor, zor okunuyor” diyerek örnekler verip bunları açıkladı.

İşte Kemal Ateş’in o yazısı:

Baskı sırasında her ne olduysa geçen haftaki yazım sizin karşınıza (ve benim karşıma) iki yerde değişikliğe uğrayarak çıktı. Örnek verdiğim bir cümlede hatalı bulduğum “saptamak” eylemi yok olmuş. İkinci yayın kazası daha da önemli: “Kadar” anlamına gelen “değin” ile “dair, ait, müteallik” anlamına gelen “değgin” iki ayrı sözcüktür. Benim “değgin” yazdığım sözcük, gazetede “değin” olarak çıkınca, biz Türkçe dersi verirken, ders alacak duruma düştük. Bunlar dikkatli Aydınlık okurlarının gözünden kaçmıyor, işi biraz bilenler baskı sırasındaki aksilikleri de kestirebiliyorlar. Değerli arkadaşlarıma ben gene özen, özen, özen diyeceğim. Önümüzde bir kılavuz mutlaka olmalı, bu yetmez, güvenilir sözlükler de olmalı, daha da önemlisi bunlara bakma alışkanlığımız olmalı. Noktalama imleri küçümsenmemeli, hepsi birer sözcük kadar önemlidir. “Şikâyetçi” gibi sözcükler hâlâ gazetemizde düzeltme imi konmadan yazılıyor.

SÖZ ÖBEKLERİ (TAMLAMALAR) YÜKLEME DOĞRU EKLERLE BAĞLANMALI

Gazetemizde sözdizimi açısından bozuk cümleler görüyorum, kimi yazılar akıp gitmiyor, zor okunuyor. Özellikle cümle içindeki söz öbeklerine, yani tamlamalara vb. dikkat edilmeli. Uzun tamlamaları ya da yan yana gelen, birbirine virgülle bağlanan tamlamaları bir yükleme bağlarken, tamlama sonuna gelecek ekler doğru seçilmeli, yükleme (özne - yüklem uygunluğu açısından) doğru bağlanmalı.

“IŞİD üyesi Şahin’in babası, köy muhtarı ve yakın arkadaşlarına ulaştık.” Buradaki yanlışı görmek için kolay bir yöntem: “Şahin’in babası ulaştık” diyemeyiz, “babasına” demeliyiz, yani ad durum eklerinden birini tamlamanın sonuna koymalıyız. Ad durum eklerinde yapılan bu yanlış tasarruf dışında, öğelerin sıralaması da güzel değil, bizce şöyle olmalı: “IŞİD üyesi Şahin’in babasına, yakın akrabalarına ve köy muhtarına ulaştık.”

UZUN TAMLAMALARA BİR DE “VE” EKLENİNCE…

Şu tür cümleleri okumak gerçekten zor, sıkıntılı: “İnşaat, elektrik, makine ve iş güvenliği bilirkişilerinin, yangının başlangıcı ve binayı sarmasına ilişkin görüşlerine yer verilen olay yeri tutanağında bilirkişiler, yangının elektrik panosundaki şalterlerin eskimesi ya da özelliğini kaybetmesi nedeniyle ark oluşmasından çıktığı tespitinde bulundu.” (2.12.2016)

Uzun tamlamalar arasına bir de “ve” girince cümle böyle karışabiliyor: “yangının başlangıcı ve binayı sarmasına ilişkin” yerine “yangının başlangıcına ve binayı sarmasına ilişkin” demeliyiz. Devamında daha kötü cümlelerle sürüp giden bu karışık anlatım, daha yalın, daha akıcı hale getirilebilir. Bu cümle, “İnşaat, elektrik, makine ve iş güvenliği uzmanlarından oluşan bilirkişilerce hazırlanan raporda...” diye başlayarak yeniden yazılmalı.

“Dosyanın önceki savcısı Selim Kiraz soruşturmada önemli ilerlemeler kaydetmiş ve İstanbul Emniyet Müdürlüğüne bir yazı yazarak, fotoğraflar üzerinden yaptığı incelemede olay yerinde görev yapan 3 polisin eşgâlinin tespit edildiğini ve bu kişilerin açık kimliklerini istemişti.” (8.12.2016, s. 3)

Çoğu kimsenin “eşgâl” diye bildiği sözcük aslında “eşkâl”dir. Gene “ve” ile bağlanan iki söz öbeği “istemişti” yüklemine doğru bağlanmıyor. Cümle dikkatlice okunursa, “eşkâlinin tespit edildiğini istemişti” gibi bir anlam çıkıyor. Bu haber şöyle yazılabilir: “Dosyanın önceki savcısı Selim Kiraz İstanbul Emniyet Müdürlüğüne bir yazı yazarak, fotoğraflar üzerinde yapılan inceleme sonucunda olay yerinde görev yapan ve eşkâli belirlenen 3 polisin açık kimliklerini istemişti.”