Arcayürek, Bayramoğlu ve Markar Eseyan

Kendilerine "Kemalist" sıfatını yakıştıranlar da, onların "Kemalist" olduklarını iddia edenler de akıl tutulması yaşayan vicdan fukaralarıdır...

Türkiye'de "Kemalistler" denilebilecek bir gurup olduğuna inanmıyorum...
Hatta onlar ya da başkaları bazı "despot, kökten laikçi (laisizmi "dinsizlik" belleyen), demokrasisi olmayan cumhuriyetçi, baskıcı, diktatör, faşist azgın" azınlığı "Kemalist" olarak nitelese de; o gurupların Mustafa Kemal Atatürk'ün ilke ve inkılâplarıyla zerrece ilişkileri yoktur...
Kendilerine "Kemalist" sıfatını yakıştıranlar da, onların "Kemalist" olduklarını iddia edenler de akıl tutulması yaşayan vicdan fukaralarıdır...
Kendilerine "Kemalist" diyenler; 1924 İzmir İktisat Kongresi'nde konuşan Mustafa Kemal'i nasıl olup da sevebilir; nasıl olup da kendilerine "Kemalist" diyebilirler aklım almıyor...
Dün ve bugün halen her türlü özelleştirmeye karşı çıkanlar;
Sümerbank'ı kurarken ana sözleşmeye gelecekte hisselerinin halka satılmasını yazdıran, basın özgürlüğünün teminatının bizzat basın özgürlüğü olduğunu söyleyen...
Laik sistemi dini yok etmek değil aksine;
yobazların, din tacirlerinin, çağdışı örf, adet ve gelenek görenekleri "din buyruğu" gibi satan softalara karşı korumak için getiren liberal düşünceli bir liderin adıyla nasıl özdeşleştirilebilirler?..
Tekrar ediyorum...
Başta, (bugünkü yazılarıyla) Ali Bayramoğlu ve Markar Eseyan olmak üzere çok sayıda (kendini liberal kabul eden) yazar; Mustafa Kemal'e de, Mustafa Kemal Atatürk'e de çok büyük haksızlık ediyorlar...
Cüneyt Arcayürek veya Yılmaz Özdil'in kendilerini "Kemalist" olarak tanımlayıp tanımlamadıklarını bilmiyorum...
Ama...
Eğer öyle tanımlıyorlarsa; her türlü liberal felsefeye düşman olan bu meslektaşlarımızın Musata Kemal'i tanımadıklarına iddiaya girerim...
Mustafa Kemal'in "gelişmeci, değişimci, liberal (o gün için "demokrat" olduğunu söyleyecek değilim)" aklının gölgesine sığınanlardan sahte bir "Kemalizm" üretip sonra da Don Kişot gibi o sahte "Kemalizm" üzerinden aslında Özdil veya Arcayürek'e değil Mustafa Kemal'e saldıran Bayramoğlu ve Eseyan'la birlikte; köhnemiş, statükocu, değişim ve gelişimden ödü kopa, "liberal felsefe düşmanı", Mustafa Kemal Atatürk'ün ilke ve inkılâplarından bihaber Cüneyt Arcayürek kaybettiler... 
Unutmayınız ki...
Anayasalarında "Müslüman" yazan ülkelerin birbirlerini kestikleri, sokaklarında oluk gibi kardeş kanı akıttığı ve üstüne üstlük; Atatürk'ün hedef gösterdiği "Muasır medeniyetlerden yardım dilendikleri" bu günlerde Mustafa Kemal'e saldırmak; birbirlerini kesen, ellerinde "kahrolsun demokrasi" pankartlarıyla dolanan yoz güruhun laik sistemi yıkabilme umutlarını pompalamaktan başka hibir işe yaramaz...