Alkışlar Sedat Ergin için

Hem mesleki moral ve hem de bir bakıma “geleneksel gazeteciliğe çağrı” anlamında çok güzel bir makale yazan Sedat Ergin’i alkışlıyorum.

Dünyada insanlar toplu halde yaşamaya başladığı ilk günden itibaren genelde hep “normali” yaşadılar.

Yani: Olağan olanı…

“Olağanüstü” adından da anlaşılacağı gibi, “sıra dışı” durumlardır.

Her zaman yaşanması mümkün olmayan “geçici” durumlar...

*

Sedat Ergin bugünkü Hürriyet’te “Geleneksel gazetecilik değerleri yeniden keşfediliyor” başlığı altında yayımlanan yazısında, medyada “olağanüstü” bir dönem geçirildiğini kabul ediyor.

*

(Bilhassa sosyal medyada) “Hayal mahsulü haberlerin yarattığı bilgi kirliliği ile nasıl baş edebiliriz meselesi” çok önemli.

*

Sadece Türkiye’de değil, bütün dünyada “yalan/kurgu/iftira/üretilmiş haber” üzerine bina edilen bir gazeteciliğin hem meslektaşlarımızı hem de insanlığı felâkete sürüklediğini görmemek için “kötü niyetli” olmak lâzım…

*

Hiç kimse son yıllarda bütün dünyada “vasat altılığın” hâkim olduğu gerçeğini inkâr edemez.

Hiç kimse gazetecilikte doğru bilgi, vicdanlı yorumun yerini amigoluğun, meslektaşlar arası küfürleşmenin aldığı gerçeğini de inkâr edemez.

*

Sedat Ergin son derecede haklı ve ikna edici gerekçeler göstererek geleneksel gazetecilik değerlerinin yeniden keşfedildiğini anlatıyor.

*

Hem mesleki moral ve hem de bir bakıma “geleneksel gazeteciliğe çağrı” anlamında çok güzel bir makale yazan Sedat Ergin’i alkışlıyorum.