Abdurrahman Dilipak'tan çok konuşulacak Atatürk yazısı!

Yeni Akit yazarı Abdurrahman Dilipak, Mustafa Kemal Atatürk ve Kemalizm ile ilgili "Sevgi ve saygı, zorla mı?" başlığıyla çok tartışılacak bir yazı kaleme aldı.

"Sevgi ve saygı, zorla mı?" diyen Dilipak, "Türk'ün yeni amentüsü" ve "Dinde reform" üzerinden Mustafa Kemal Atatürk ile ilgili yazı kaleme aldı. 

Dilipak, "hangi Atatürk'ü seveceğiz" sorusunu sorarken koruma kanunun da kaldırılmasını istedi. 

İşte Dilipak'ın Atatürk yazısından bazı bölümler:

Düşünün, bir adam çıkıyor diyor ki, “Kurtulmak için hacet yoktu Mustafa Kemal’e” siz ne derdiniz!. Mesela dese ki biri; “Kemalizm’le mücadele istila ile mücadeleden daha zor ve elzemdi” dese ne diyeceğiz.. Kemalistler “Kemalizm” yerine “İrtica”yı koydular ve böyle dediler. İrtica dedikleri İslam’dı. Mehmet Akif Safahat’ında sorar: “İrtica’ın sizin lehçede manası bu mu?” diye! 

Birisi çıksa “Türkün yeni Amentüsü” diye bir şey yazsa ve bunu size dayatsa kabul eder mi idiniz, ya da bunu dayatana saygı duyar mı idiniz.

“Türkün Dini Kemalizmdir” diye birileri ortaya çıkar, Müslümanları aşağılarsa, biri de çıkar “Dinde Reform” bayrağı açarsa, Kur’an-ı Kerim’den ahkam ayetlerini çıkarıp yerine nutuktan parçalar eklensin” der de, bunları söyleyenler Atatürkçü diye, onlara sevgi ve saygı duymamız mı gerekiyor!

Osmanlı mimarisine büyük katkı sağlayan Balyan usta var. Osmanlı fetihlerinin tablolarını yapan Zonaro Paşa var, yine Musika-i Hümayunun başkanı olan Donizetti Paşa var, Osmanlı Musikisinin kitabını yazan Hamparsum efendi var. Onlara da camilerde özel günlerde dua etmemiz gerekiyor mu?

Müslümanların halifesini, Selanik’e sürgün edip, Yahudi işadamı Alatini efendi’nin evinde mecburi iskana tabi tutan bir cemiyetin üyelerine saygı duymak zorundayım!!.

Mesela Çanakkale savaşının yıldönümünde Mustafa Kemal’in yanında Enver Paşa, Cemal Paşa, Talat Paşa ve dahi Çanakkale savaşını yöneten Alman General Liman Von Sanders’e Osmanlı saflarında savaşan Alman askerlerine de dua etmemiz gerekiyor mu?

Zatı alilerine sormak gerek, Hutbede Mustafa Kemal’in adını anmak yeter mi, İsmet Paşa’yı, Hasan Ali Yücel’i filan da eklesek!. Hatta, madem Taksim anıtında onlar da var, Kurtuluş savaşının kazanılmasında onların da payı var madem, mesela Gazi’nin sırdaşı Rus generali Frunze’yi de analım camilerimizde, hutbelerde bundan sonraki 30 Ağustos’u anarken. Oldu olacak, İsmet Paşa ile kol kola giren Venezilos’u da analım, “Yunan’la kardeş olmuştuk” ya!.

...

Gerçek Atatürk hangisi, Vahdeddin’e “Halife ve Hakan efendimiz” diye Heyeti Temsiliye adına mektup yazan Mustafa Kemal mi, Evren’in anlattığı mı, Erbakan’ın anlattığı mı? Doğu Perinçek’in anlattığı mı, Nejla Çarpan’ın anlattığı mı?. Frunze’nin dostu olan TKP’yi kurduran Mustafa Kemal mi gerçek, anti komünist olan mı? Mustafa Kemal Mason mu, Mason locasını kapatan mı? Sahi Meşriki Azam M. Kemal Öke’yi niye kendine müşavir yapmıştı!?. “Aynı davaya hizmet eden iki cemiyet olmasın” diye mi?

Mustafa Kemal’in doğum gününü tam olarak bilmediğimiz gibi, ölümü de tartışmalı. Son dakika yanı başındaki kişi M. Kemal Öke idi. Öke’nin derin sırrı, Locanın “emanet sandığı”nda. Öke yanıbaşındaydı da İnönü neredeydi? Küçük Hüseyin efendi’nin müridi, TKP’nin kurucusu Meraşal Fevzi Çakmak neredeydi?

Seven ya da sevmeyenlerin kendilerine göre bir sebebi var. Keşke herkes karşılıklı birbirini dinlese ve bilerek karar verseler. 

Ben Nutuk’u 15 yaşında okumuşum. Ödev değil, tavsiye değil. Düziçi Köy Enstitüsündeki Kemalist gençlerle, İmam Hatipli biri olarak Kemalizm üzerinde konuşacaktık. O zaman okudum. Ama onlar okumamışlardı. Bilgi sahibi değillerdi ama kemikleşmiş kanaatleri vardı. Birkaç kişiydiler ama hepsi aynı şeyi söylüyordu.

...

Keşke herkes kendisi olsa. Hakaret olmadan eleştiri için önce herkesin eteğindeki taşı dökmesi gerek. Artık internet var. Latife hanımın mektuplarını yasaklayarak neyi saklayabilirsiniz ki! Koruma kanunu kalksın ve anayasadaki, giriş ve bazı maddelerle ilgili “değiştirilemez” şartı kaldırılsın, önce şartlar eşitlensin ve hukuki bir zemin oluşturulsun. O zaman bu işten herkes kazançlı çıkar. Selâm ve dua ile.