MANŞETLER İÇİN TIKLAYIN
Yılmaz Özdil, Serdar Turgut
TV medyasıyla dalga geçtiler!
02 Temmuz 2009 Perşembe 11:57
Serdar Turgut ve Yılmaz Özdil TV medyasının 'kritik MGK' toplantısını takip etme biçimine dönük hayli eğlenceli eleştiriler kaleme aldılar...

GAZETECİLER.COM - Akşam yazarı Serdar Turgut'da bugün meya yazan kalemlerde oldu. Turgut belki de sadece 'bilinç akışı' tekniğiyle yazılabilecek, 'kaotik' dünyasını da resmettiği yazısında dün yapılan MGK zirvesinin TV dünyasında nasıl aktarıldığını analiz etmiş...

Dün de benzer bir yazıyı Hürriyet yazarı Yılmaz Özdil kaleme almış ve TV medyasına dönük aynı eleştiriyi dile getirmişti. Her iki yazarın da ortak eleştirisi şu: TV kanallarının muhabirleri henüz devam etmekte olan bir devlet zirvesinde içerde neler konuşulduğuna dair hiçbirşey bilmeseler bile nasıl o kadar uzun konuşabiliyorlar? Nasıl önlerine gelen gazeteciyi arayıp 'fikir' almak istiyorlar?

Yılmaz Özdil'le başlayalım. Özdil dün kaleme aldığı yazıda TV kanallarından defalarca aranmış. Sebebi de 'ktirik MGK' için görüş almak. Yılmaz şöyle yanıtlıyor...

"- Kardeşim, daha toplantının başlamasına bile 1.5 saat var, fal mı açacağız, müneccim miyim ben?

- Ama bi görüşünüz vardır...

Kapattık tabii.

5 dakka sonra...

Bu sefer öbür haber kanalı.

- Evet?

- Canlı yayına bağlamak istiyoruz.

- Niye?

- Kritik MGK için...

- Şu anda Michael Jackson için 1 dakikalık saygı duruşu yapıyorlar... Bülent Arınç çok duygulandı gene, ağlıyor.

- Nasıl yani?

- 2 saat sonra arayın, MGK salonuna dinleme cihazı koydum, deşifresini yapayım, size de anlatırım."

Daha sonra arayanlara ise şu cevapları veriyor Özdil...

"- Cemil Çiçek'le Kara Kuvvetleri Komutanı tavla atıyor, yenen MİT Müsteşarı'yla final oynayacak... Ama galiba orgeneral zar tutuyor... Taraf Gazetesi manşet yapsın bunu.

- Cumhurbaşkanı Çin'den güneş gözlüğü getirmiş hepsine, çakma Ray Ban... Başbakan kendininkini Hava Kuvvetleri Komutanı'na sattı. Adalet Bakanı da yengeye dolma yaptırmış, ilk kez katıldığı için teamülleri bilmiyor tabii, normalde sütlaç getirmesi gerekiyordu."

Evet, Serdar Turgut ise aynı konuda şöyle özetlemiş görüşlerini...

"Sevgili okurlar, ben bir genel seçim akşamı henüz sandıklar kapanmadan önce TRT'de canlı yayına çıkıp seçim sonuçlarını yorumlamıştım.
Muhabirlik yıllarımda katiyen gerçekleşmemiş olaylardan manşet çıkarmak gibi zengin bir deneyimim olduğundan henüz tamamlanmamış seçimin sonuçlarını da bayağı güzel yorumlamıştım.
Tanrı vergisi olduğuna inandığım bu yeteneğim nedeniyle ben aslında iyi bir televizyon habercisi olabilirdim buna inanıyorum.
Çünkü bakıyorum da İstanbul merkezden arayan kişi sürmekte olan MGK toplantısının bitmesini bekleyen muhabiri canlı yayına bağlatıp 'içeride neler olup bitiyor' diye sorabiliyor.
Böyle bir soruya verilebilecek iki alternatif cevap var:
Bu talep kendisine yöneltilen muhabir benim gibi kıdemli ve tecrübeli olmadığından  merkezden arayan kişiye 'Elinin körü, lan dangalak görmüyor musun toplantı henüz bitmedi, sonucunu ne bileyim. Müneccim miyim ben. Şimdi atlar İstanbul'a gelirim, merkezde çalışmakta olan herkesin anasının örekesine teğet geçiveririm tamam mı' diyemediğinden bu durumda genellikle şuna benzer şeyler yaşanıyor;
'Sayın seyirciler bu çok KRİTİK bir toplantı. KRİTİK MGK toplantısının KRİTİK ve dramatik geçmesi bekleniyor.'

Aslında tüm söylenebilecek laf bundan ibaret ama maalesef haberci konuşmayı sürdürmek zorunda ve tabii ki sürdürüyor da mecburen..."

Devamında konuyu alkol-gazeteci ilişkisi, ve Ankara gazetecilerinin moda anlayışıyla zenginleştiriyor Turgut.

ETİKETLER : Yılmaz Özdil - Serdar Turgut
Bu haber toplam (349) defa okunmuştur.
  • HABERİ EKLE :
  • Google
  • |
  • |
  • |
  • Digg
  • |
  • Tusul
Toplam (0) adet yorum eklenmiştir.
İlgili habere henüz yorum eklenmemiştir.