RÖPORTAJ

Selim İleri TRT'den neden ayrıldı?

"Sonra bir gün TRT'de yönetim değişmeleri oldu. Yeni yönetim beni yeterince yatkın bulmamış olmalı ki, baştaki 'yetkili' kişi bana fevkalâde soğuk davrandı..."

Selim İleri TRT'den neden ayrıldı?
GAZETECİLER.COM - Bu yıl  Aydın Doğan Ödülü'nü alan usta yazar Selim İleri "Dünyanın Öyküsü" dergisinin Haziran'da çıkacak 3. sayısına konuştu.

Yaklaşık yarım asırdır sanatın pek çok alanında ürünler veren, edebiyatın dışında gazete yazarlığını da sürdüren Selim İleri'yle yapılan bu kapsamlı söyleşiyi yazar Ayşe Sarısayın gerçekleştirdi.

Bir dönem TRT 2'de "Not Defteri" programını da hazırlayan Selim İleri, programın neden ve nasıl sona erdiğini açıkladı...

Selim İleri, Ayşe Sarısayın'ın gazete yazıları ve TV programıyla ilgili sorularına şöyle yanıt verdi:

"POLİTİKA'DAKİ YAZILARI HİÇ YAZMAMIŞ OLMAK İSTERDİM"

- Selim İleri hep edebiyatın içinde oldu, edebiyatla soluk aldı, soluk verdi, hayatını edebiyatla kurdu. Bu arada bazı gazetelerde köşeleri oldu, düzenli olarak yazdığı. Benim hatırladığım kadarıyla Politika, Yeni Ortam, Cumhuriyet, son olarak da Zaman. Başkaları da vardır belki. Bu gazetelerin hepsi de belli bir siyasi duruşu, görüşü olan gazeteler. Selim İleri nerede yazdığından bağımsız, yalnızca 'edebiyat' yazdı, ne görüşlerini değiştirdi gazetelere göre, ne de yazılarının içeriğini. Oysa kimilerinde farklı bir algılama var, ne yazdığınla değil, nerede yazdığınla ilgileniyorlar daha çok. Bu konudan hareketle Türkiye'nin içinde bulunduğu önemli bir çıkmaza, 'öteki' ve 'ötekileştirme' sorununa değinebilir miyiz?

Dünya ve Milliyet de var. Politika'dakileri hiç yazmamış olmak isterdim. Bugünün pek hoşlanılan dedikodu köşe yazarlığının atasıdır onlar. Ötekiler öyle değil. Hürriyet de var, unuttum. Ötekiler çok utandırmıyor. Gazeteden gazeteye bu savruluşlar benimle ilintili olmadı. Yeni Ortam, Politika kapandı. Hürriyet'te, Milliyet'te yönetim değişti, yazmamı istemediler. Cumhuriyet / Zaman meselesini yenilerde anlatıyorum, acı var o meselenin altında. Artık aramızda olmayan İlhan Selçuk var. Bu yüzden tekrar tekrar konuşmak istemiyorum; belki ilerde, anılarımda. Kimseye en küçük bir kırgınlığım yok. Yalnız kimi kişilerin yazdıklarımı okumayarak, Zaman'da yazdığım için öfkeli sözlerine, tutumlarına epey şaşırdığımı söylemeliyim. Aynı kişilerin Zaman'da bir Ali Çolak'tan habersizlikleri de edebiyat açısından düşündürücüdür.

Evet, çıkmaz! Kimse kimseyi dinlemez, anlamaz hale getirildi. Komplo teorileri, felâket teorileri, ötesini göremeyenler, bunlara inananlar, şişkin egolarıyla ortalıkta ahkâm kesenler, yaralı ruh dünyalarının kamplaşmalarla iyileşeceğini sananlar, bir cinnet ortamı. Ama inanıyorum, geçecek, Çehov'un oyunlarındaki hüzün dolu bekleyişi çok sevdim, o bekleyişlere güvenimi asla yitirmedim. Belki de daha umutlu bir şeyim yok şu gelgeç dünyada.

TRT'DE YÖNETİM DEĞİŞTİ, KOVULMADAN BEN GİDEYİM DEDİM

- Bu konuya değinmişken, TRT'de yaptığın "Selim İleri'nin Not Defteri" programının neden ve nasıl sona erdiğini de sorsam? Çok sevilen ve izlenen bir programdı...

Seviliyordu galiba. Asıl ben seviyordum. Birlikte çalıştığım arkadaşlarımı çok seviyordum. Sonra bir gün TRT'de yönetim değişmeleri oldu. Yeni yönetim beni yeterince bugünün siyasî havasına, anlayışına yatkın bulmamış olmalı ki, baştaki 'yetkili' kişi bana fevkalâde soğuk davrandı, tam Ali Çolak ve Abdullah Kılıç kendisiyle tanıştırmak isterlerken. Kötü bir 'sahne'ydi, istikbalimin pek parlak olmayacağını o an anladım. Kovulmadan, bu kez kovulmadan kendim sona erdireyim bari dedim. Tam zamanında ayrılmışım, çünkü zaten sona 'erdirilecekmiş'... Bunlara alışkınım. Midye yaşam biçiminin dışında kalmak isteyenlerin, her dönemde, her iktidarda yazgısı galiba bu... 'Not Defteri' bugün güzel bir anı benim için. Özlediğim pazar akşamları...

 

ÇOK OKUNANLAR