RÖPORTAJ
ANASAYFA/RÖPORTAJ/Salih Tuna Fehmi Koru'ya fena çaktı: Selvi kadar olmadı

Salih Tuna Fehmi Koru'ya fena çaktı: Selvi kadar olmadı

Salih Tuna Fehmi Koru'ya fena çaktı: Selvi kadar olmadı

Yeni Şafak yazarı Salih Tuna, Fehmi Koru'nun "28 Şubat'da da yazamazdık şimdi de" sözlerini sert bir dille eleştirdi.

  Eklenme Tarihi: 20 Haziran 2016 13:41 Güncelleme: 20 Haziran 2016 13:41
- - -
GAZETECİLER.COM- Fehmi Koru'nun içinden geçtiğimiz dönem için 28 Şubat benzetmesi yapması ve "tek adamlık, diktatörlük görüntüsü var" demesi Salih Tuna'yı kızdırdı. 

"Hadi Özışık
'ın bir internet sitesi sayesinde Fehmi Koru'nun kimlerle “kaderdaş” olduğuna muttali oldum" diyen Salih Tuna, Fehmi Koru'ya neden yazamadığını sordu.

Tuna, Karar Gazetesi'ni ima ederek "yoksa beğenmiyor mu?" derken bir yandan da Fehmi Koru'nun Abdülkadir Selvi kadar olamadığını vurguladı.

Salih Tuna'nın “Aydın Doğan iyi çevresi kötü” şeklinde tek cümle yakmadan (ve Doğan'ı hiçbir fasıla davet etmeden) kapağı Hürriyet'e attı" sözleri dikkat çekti. 

İŞTE SALİH TUNA'NIN O YAZISINDAN ÇARPICI BÖLÜMLER:

Kaderdaşına bakın gerisini anlarsınız diyeceğim kadar tuhaftı.

Gerçekten çok tuhaf!..

Fehmi Bey yazamaz hale gelmişmiş; 28 Şubat döneminde de yazamazmış, bugün de benzer durum söz konusuymuş. Türkiye'de bir “tek adamlık ve diktatörlük görüntüsü” varmış.

Benim bildiğim 28 Şubat'ta yazıyordu; demek ki yazmayı değil, istediğini yazmayı kastediyor. İyi de, 28 Şubat'ta istediğini yazamadan nasıl onca yıl yazma başarısını gösterdi ve aynı başarıyı neden şimdi göstermek istemiyor?

Mecra mı yok?

Doğum gününde alkolsüz şampanya patlattıkları o türbanlı köşe yazarının kalem oynattığı, baştan sona “tek adamlık ve diktatörlük görüntüsünden” muzdarip o gazeteyi beğenmiyor mu yoksa?



O değil de, “diktatörlük görüntüsü” yüzünden yazamamak da ne demek oluyor? Mesela, Sözcü gazetesi bırakın yazmayı, her gün küfretmiyor mu?

Hepsinden geçtim, bir Selvi kadar da mı olamadı?

“Aydın Doğan iyi çevresi kötü” şeklinde tek cümle yakmadan (ve Doğan'ı hiçbir fasıla davet etmeden) kapağı Hürriyet'e attı. (Hayır, Selvi'yi küçümsemiyorum, tam aksine Koru'nun başaramadığını başardığı için kutluyorum. Başkası olsa Allah daha beter etsin derdim. Selvi'ye hiçbir şey demiyorum.)

Anladığım kadarıyla, Fehmi Bey sevilmek, mutlu olmak istiyor; biz de onu seviyor, sevmeye devam etmek istiyoruz.

Aha da şimdi Ertuğrul Özkök'ü yazıyor duygusuna kapıldım. Devam etmek şöyle dursun vicdan azabı çekmeye başladım.