POLEMİK

ANASAYFA/POLEMİK/Mustafa Balbay'dan Cumhuriyet'e ağır cevap!

Mustafa Balbay'dan Cumhuriyet'e ağır cevap!

Mustafa Balbay'dan Cumhuriyet'e ağır cevap!

Kendisini iktidar ile bir olup gazeteyi ele geçirmeye çalışmakla suçlayan Cumhuriyet'e Mustafa Balbay'dan çok ağır bir cevap geldi.

  Eklenme Tarihi: 05 Ekim 2016 10:55 Güncelleme: 05 Ekim 2016 10:55
- - -

Cumhuriyet gazetesini kimin yöneteceğiyle ilgili kavga hergün biraz daha ağır ifadelerin kullanıldığı açıklamalarla daha da derinleşiyor. 

Vakıflar Genel Müdürü Adnan Ertem, Cumhuriyet Vakfı yönetiminin yenilenmesine karar verildiğini açıklamıştı.

Bunun üzerin Cumhuriyet gazetesi de, gazetenin eski yazarları CHP Milletvekili Mustafa Balbay'ı ve eski Bakan Alev Coşkun'u hedef almış ve "iktidar ile birlikte kumpas kurip Cumhuriyet'i susturmaya çalışmakla" suçlamıştı.

Alev Coşkun, "Onlar daha dünyada yokken ben bu kavgayı veriyordum" derken, Mustafa Belbay'ın cevabı daha da ağır oldu. 

Mustafa Balbay yaptığı yazılı açıklamayla Cumhuriyet'in mevcut yönetimine sert sözler sarfetti. "Cumhuriyet gazetesinin başyazısında tarafıma yönelik çok çirkin, densiz, ahlaksız bir saldırı yapılmıştır" diyen Balbay, yaşananları kendi penceresinden açıklarken "Halka başyazıyla yalan söylemek ve iftira atmak en büyük suçtur" ifadelerini kullandı.

ÇİRKİN, DENSİZ, AHLAKSIZ

CHP İzmir Milletvekili Mustafa Balbay, Cumhuriyet yönetiminin kendisini hedef alan açıklamasıyla ilgili olarak şunları söyledi:

"Cumhuriyet gazetesinin bugünkü başyazısında tarafıma yönelik çok çirkin, densiz, ahlaksız bir saldırı yapılmıştır.

Cumhuriyet, adını Mustafa Kemal Atatürk'ün koyduğu, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş sürecindeki bütün değerlerle örülmüş büyük bir kurumdur.

Ancak bu başyazı gazetenin büyüklüğüyle taban tabana zıttır, eksik bilgilerle ve haksız suçlamalarla doludur. Gazetenin maddi ve manevi olarak sürüklendiği kötü gidişin ifadesidir. Benim hangi mücadelelerden geldiğim ortadadır. AKP-FETÖ çelişkisinin yükselmeye başladığı, Cumhuriyet'in yayın çizgisinin yalpaladığı günlerden bugüne tavrımı hep şöyle koydum:

'Hak vermem bir tekine, al birini vur ötekine.'

Konunun özü şudur:

Cumhuriyet gazetesinin imtiyaz sahibi olan Cumhuriyet Vakfı'nın yöneticileri yanlış kararlar almıştır. Vakıf senedine uyulmamıştır. Bu konuda karar verecek kurum Vakıf statüsü nedeniyle Vakıflar Genel Müdürlüğüdür. Bu aşama devam ederken gazetenin eski yazar ve yöneticilerine yönelik saldırı gerçeği örtme çabasıdır. Cumhuriyet Vakfı'nın yöneticilerini sürecin tüm aşamalarını açıklamaya davet ediyorum.

Başyazıyla kamuoyuna yalan yanlış, çarpık bilgi verilmesi en hafif anlatımla gazetecilik ahlakına uymaz.

Başyazıda bir kumpastan söz edilmektedir. Bu kumpas nedir?

Sözü eğip bükmenin gereği yoktur; Cumhuriyet Vakfı yönetimi yaptığı yanlışları dile getiren cumhuriyetçileri, çok çirkin ve ucuz bir üslupla iktidar yandaşı gibi göstermeye çalışmaktadır.

Cumhuriyet gibi köklü kurumlarda kişiler gelip geçicidir. Bugün kendisini gazeteden de üstte gören vakıf yöneticileri bu kurumun ağırlığı altında ezilmiştir.

Geçmişte de böylesi dönemler yaşanmış, kazanan hep Cumhuriyet'in gerçek kimliği olmuştur.

Bu kimlikle bütünleşmiş Cumhuriyet okurları gazetenin gerçek sahibidir.

Halka başyazıyla yalan söylemek ve iftira atmak en büyük suçtur."

KAVGANIN TARAFLARI KİMLER?

Cumhuriyet Vakfı ile ilgili yaşanan ihtilafta olay mahkemeye taşınırken, duruşmanın 24 Kasım'da yapılacağı belirtiliyor. Cumhuriyet Vakfı'nın mevcut yönetiminde Akın Atalay, Hikmet Çetinkaya, Nebil Özgentürk, Önder Çelik, Musa Kart yer alırken davacı tarafında ise Alev Coşkun, Mustafa Balbay, İbrahim Yıldız, İnan Kıraç, Şükran Ketenci bulunuyor.