RÖPORTAJ
ANASAYFA/RÖPORTAJ/Kalbe, ruha, yalnızlığa dokunan bir oyun: İkinci Bölüm

Kalbe, ruha, yalnızlığa dokunan bir oyun: İkinci Bölüm

Kalbe, ruha, yalnızlığa dokunan bir oyun: İkinci Bölüm

Oyuncu Ayşen İnci, “İkinci Bölüm” adlı oyunla Frankfurt’ta Alman ve Türkiyeli izleyicilerle buluştu. Almanya’da Sayım Çınar’ın sorularını yanıtlayan İnci, “Keskin, güçlü geçişler var oyunda. Bir taraftan gülüyoruz, bir t

  Eklenme Tarihi: 06 Haziran 2016 14:53 Güncelleme: 06 Haziran 2016 14:53
- - -
GAZETECİLER.COM - ÖZEL İÇERİK
SAYIM ÇINAR sayimcinar@gmail.com

Sayım Çınar, Ayşen İnce ile tiyatro dünyasını, Frankfurt Tiyatro Festivali'ni konuştu. Televizyon dünyasından yazarlığa, tiyatrodan gerçek hayata zengin bir söyleşi okurları bekliyor.

 

İkinci Bölüm kalpten vuran bir oyun. Oyunu ilk kez Cevahir'de büyük bir kalabalıkla izlemiştim, şimdi de Franfurt'tayız.

Çok mutluyum Frankfurt'ta olmaktan. Almanca üstyazı var, böylece Türkler ve Almanlarla buluşmak büyük keyif. Kapalı gişe oynadığımız bir oyun İkinci Bölüm.

Avrupa'da başka yerlerde oynadınız mı?

İlk kez çıkıyoruz. Dünyanın her yerinde karşılığını bulacak bir oyun. Evrensel bir konu işliyoruz, aşk kadın erkek evlilik, yani her dilde karşılığı olan bir oyun.

Kadın erkek ilişkilerini sorgulayan bir oyun. Amerikanvari bir tarafı var, keskin güçlü geçişler var oyunda. Bir taraftan gülüyoruz bir taraftan sorguluyoruz.

Komedi birinci perde, ikinci perdede işin rengi değişiyor. Hayatta ilişkiler tekdüze gitmiyor, mutluluk hüzün hırçınlık vardır hayatta. Oyun da gerçek bu yönüyle. Tüm bu duyguları içeriyor.

"AĞDALI OYUNCULUĞU SEVMİYORUM"

Bir oyuncu olarak çok etkili ve güçlüsünüz oyunda, seyirciyi etkiliyorsunuz, enerjiniz geçiyor izleyenlere. Nasıl çalıştınız oyuna?

Oyuncu olarak her zaman doğal oyunculuğu tercih ettim. Önceliğim bu oldu. Ağdalı oyunculuğu sevmiyorum. Doğal olmaya özen gösteriyorum. Oyunculuk hamuruna bağlamak lazım biraz. 42. yılım tiyatroda. Kırktan fazla oyunda oynadım. Dünyayı unuturum bir oyuna başladığımda. Tatmin eden mutlu eden bir şey çıkıyor sonunda da tüm enerjinizi oyuna verince.

Boşanma hikayeleri çok ilgi çekiyor. Günümüz sorunlarını incelediniz mi oyuna hazırlanırken, boşanmalar iyice fazlalaştı modern zamanda?

Neil Simon karısı için yazmış bu oyunu. Genç yaş karakterler, 30'lu yaşlarında, biz oyunda yaşları daha farklı hale getirdik ve gerçekliğini besledi bu durum. Belli bir yaşa gelmiş bir erkeğin eşini kaybettikten sonra anılarından bir türlü kopamaması konu oluyor. Sahici oldu. Bir sözü var karakterimin: "Hakim sizi boşadığında şunun sözünü de verebilmeli, sizi boşuyorum ve zamanında yaşadıklarınızı, anılarınızı, diri vücudunuzu ve pürüssüz cildinizi de geri veriyorum." Yeniden aşık olma isteği baskın hikayede. Metindeki yaşlar çok inandırıcı değildi, biz daha iyi bir yaşa getirdik.

Oyunda büyük değişiklikler oldu mu?

Cep telefonu bilgisayar gibi modern zaman olmazsa olmazlarını koyduk. Ufak tefek şeyler.

Çocuk kitaplarınız var, Gizem İzcileri İstanbul'da büyük ilgi gördü. Bu fikir nasıl oluştu?

Sihirli annem dizisiyle geniş bir çocuk hayran kitlem oluştu. Önce bir masal kitabıyla başladım. Arkası geldi devamında. Anlatıcıların kedi olduğu bir kitap yazdım. 60 70 okul dolaştım son kitabımla. Okunması gereken kitaplar listesine alındım. Devamı da gelecek hikayelerimin.

Oyunculuk dersleri, atölyeleri de yapıyorsunuz?

Ne yazık ki devam edemiyorum. İdari bir görev yüklendim, yönetmenlik yapıyorum, vakit kalmıyor.

Marko Paşa'yı izlediniz. Ardı ardına oyunlar vardı festivalde. Etkinliği nasıl değerlendiriyorsunuz?

Katılım ilgi olağanüstü, seyirciler bırakmak istemedi oyuncuları. Çok önemli bir durum bu.

Oynadığınız oyuncularla ilgili ne söylemek istersiniz?

Çok şanslı hissediyorum kendimi. Ödüller kazandım ve bunun tek başına olan bir şey olmadığını biliyorum, bu bir ekip işi. Yönetmenimiz Hidayet Erdinç uyumla çalıştığım bir isim. Şahin Çelik, M. Lebib Gökhan, Veda Yurtsever İpek'le çok mutluyuz. Severek isteyerek geliyoruz oyuna.

Yazarın kendi hayatı da oyunu etkilemiş olmalı.

Yazarın kendi hayatından izler var.

"SULANDIRMADAN KOMİK OLMAK ÖNEMLİ"

Neden bu oyun sevildi sizce?

Kendini eğlendirecek oyunlar seviyor seyirciler. Herkes de kendinden bir şeyler buluyor dramın da eğlencenin de tadını çıkarıyor. Bütün bunların birleşimi. Sahici sıcacık bir oyun. Komedinin kalitesi de var. Çok rahat sulandırılabilir bir metin ama biz o tadı bozmadık. Edebi kaliteyi koruduk. Seyirci tuzağına da düşmedik. Dengeyi bozmadık. Oyuncular olarak dikkat ettik. Umut veren bir oyun. Kaybettiğin kişiyi anmak romantik ama akan da bir hayat var. Yaşam her şeye rağmen güzel. Bu umudu kaybetmemek gerekir. Dünyanın en büyük acısı evlat acısı. Aşk acısını büyütmemeli. Aşk acısından ölünseydi dünyada insan kalmazdı herhalde. Zamanla külleniyor aşk acısı.

Sırada ne var?

Oyunumuz devam edecek. Bir taraftan oyun yazıyorum. Televizyonda da bir takım çalışmalarım olacak. Çocuklardan çok güzel tepkiler aldım. Özel okullardan ziyade varoş, kıyıda köşede kalmış okullara gitmek istediğimi söyledim yayınevime ilk günden. Bu tarz okullara gittim ve inanılmaz şeylerle karşılaştım, özel gösteriler özel dinletiler özel yazılar hazırlamışlar. İyi ki bu kitabı yazmışım diyorum.