GÜNÜN KÖŞE YAZARI
ANASAYFA/GÜNÜN KÖŞE YAZARI/Günün yazarı Osman Müftüoğlu

Günün yazarı Osman Müftüoğlu

Günün yazarı Osman Müftüoğlu

Osman Müftüoğlu'nu günün yazarı seçerken yazısını da sizlerle paylaşıyoruz

  Eklenme Tarihi: 17 Eylül 2018 11:00 Güncelleme: 17 Eylül 2018 11:02
- - -

Osman Müftüoğlu'nun sağlıklı beslenme ile ilgili önemli tavsiyelerini okuyor, zaman zaman da uyguluyoruz.

Fakat bu defa öyle bir öneride bulunmuş ki Müftüoğlu, yapabilecek olan "cengaverleri" şimdiden tebrik ediyoruz. 

Neden böyle söylüyoruz?

Çünkü bu önerileri yapmak önce cesaret, sonra sağlam bir irade ve mücadele gücü istiyor. "Neymiş bu?" diye merak ettiğinizi duyar gibiyim. 

Osman Müftüoğlu "3 haftalık sosya medya diyeti" tavsiye ediyor efendim. 

Nedenlerini de bir bir sıralıyor. 

Bu bağımlılıktan kurtulma yolları için tüyolar da veriyor yazısında. 

Osman Müftüoğlu'nu günün yazarı seçerken yazısını da sizlerle paylaşıyoruz: 


İŞTE OSMAN MÜFTÜOĞLU'NUN O YAZISI

Hepimizin gözü, dili, eli hatta beynine musallat yeni bir sorun var. Sorunun yol açabileceği sağlık problemlerini geçen hafta yazdım, çözüm önerilerini ise bu haftaya bıraktım.

İsterseniz gelin önce şu önemli soruya yanıt arayarak yola çıkalım: Sosyal medya bağımlılık yapar mı? Evet, yapar! Neden mi? Beyindeki dopaminerjik sistemle, yani bize keyif veren DOPAMİN bazlı organizasyonla “dalga geçtiği” için! Nedir o sistemin özü, özeti? Ne yapar o dopamin denen muzip madde? Şudur: Dopamin bir çeşit beyinsel hammadde. Üretimindeki artış bizi uyarır, arzularımıza yönelik dürtüleri harekete geçirir. O arzuların en başında da takdir edilmek (like almak), izlenmek (daha çok “retweet” veya “repost edilmek”), daha çok takipçi kazanmak gibi Instagram, Facebook, Twitter, Youtube “gel gelleri(!)” vardır. Sosyal medyanın savurgan kullanımı neticesinde dopamin beyninizi bir kez ele geçirdi mi, yandı gülüm keten helva! Sonrası girişi kolay, çıkışı zor bir yolculuktur... Adı “SOSYAL MEDYA BAĞIMLILIĞI”dır. Kısacası, bu da bir tür psikolojik bağımlılık gibidir. Çaresi de sosyal medya toksinlerinden en azından bir süre uzak kalabilmektir. 

İLK ÜÇ: EN AZ 3 HAFTA LAZIM

Önce telefonunuzdaki sosyal medya uygulamalarının tamamını silin. Onu yeniden eskisi gibi pirüpak, eskisi gibi saf ve temiz bir “klasik” telefon haline getirin. WhatsApp gruplarından çıkın. Twitter’ı boş verin. Instagram hesabınıza veda edin. Facebook’a elveda deyin. Olmadı mı? Hiç olmazsa 3 haftalık “sosyal medya boykotu” yapmayı deneyin. Instagram’a, Twitter’a girmeyin. Face’de sohbet etmeyin. Youtube’da video izlemeyin. Bu arada ciddi bir “işaret parmağı perhizine” girin. O parmağın telefonunuzla temasını en aza indirin! 

“Peki, ya sonra ne olacak? Bütün hesaplarım silinince ben dımdızlak kalmaz mıyım?” mı diyorsunuz? Korkmayın, kalmazsınız! Sosyal medya hesaplarının hepsinde bir süreliğine “dondurma” özelliği de var. Hesabınızı dondurup korumaya da alabiliyorsunuz. İstediğiniz zaman da yeniden geri dönebiliyorsunuz. 
Başarılı bir sonuç için minimum 3 hafta sabretmeniz, sosyal medya orucunuzu en az 3 hafta bozmamanız lazım. Ben 4 hafta, yani yuvarlak rakam 1 aylık bir detoks sürecinin daha etkili olacağını düşünüyorum. Kalıcı bir detoks içinse yaklaşık 3 ay lazım. Eğer orucunuzu 3 ay kadar sürdürebiliyorsanız köklü bir başarı garanti. Bundan sonrasında ipler sizin elinize geçiyor. 

İKİNCİ ÜÇ: HESAPLARI DONDURMAYI DA DENEYİN 

Unutmayın, bu da bir tür DİYET. Ve bunda da diğer diyetlerde olduğu gibi başarının ilk kuralı “kararlılık”. Kararınızdan vazgeçmeyecek, ne Facebook, Youtube, Twitter ne de Instagram’a en az 3 hafta elinizi sürmeyeceksiniz. “Yok arkadaş. Ben değil 3 hafta, 1 gün bile uzak duramam” diyorsanız size önerilen çözüm şu: Kendinize bir “paylaşım saati” belirleyin. Paylaşımlarınızı ve sosyal medya izlemelerinizi sadece o saat dilimi ile sınırlayın. 

Sosyal medya hesaplarınızdan vazgeçmek istemiyorsanız hesap dondurma dışında başka bir yol da şu: Güvendiğiniz bir arkadaşınıza tüm sosyal medya hesaplarınızın şifrelerini verin. Değiştirip yeni şifreler oluşturmasını, bu şifreleri bir kenarda sağlam bir şekilde saklamasını ve size en az 3 hafta asla vermemesini isteyin. 3 haftalık detoksun sonunda o şifreleri yeniden alabilirsiniz. Karar sizin!

YORUM YAZINGünün yazarı Osman Müftüoğlu haberine yorum yapın

fb tw gp rs Yukarıdaki hesaplarınızdan biri ile yorum yapabilirsiniz
Adınız ve soyadınızla doğrudan da yorum yapabilirsiniz
TÜM YORUMLAR 0 YORUM