RÖPORTAJ
ANASAYFA/RÖPORTAJ/Geleneksel lezzete dönüş

Geleneksel lezzete dönüş

Geleneksel lezzete dönüş

Dünyayı dolaşan ve doğru yemek ve servisin izini süren Ramazan Bingöl ile Türk ve Dünya mutfağını, sıra gecesi konseptini, iyi restaurantın tanımını Sayım Çınar konuştu.

  Eklenme Tarihi: 16 Ocak 2015 10:46 Güncelleme: 16 Ocak 2015 10:46
- - -

GAZETECİLER.COM  - ÖZEL İÇERİK
SAYIM ÇINAR
sayimc@superonline.com

Ramazan Bingöl kendi ismini verdiği restaurantı ve düzenlediği geleneksel sıra geceleriyle ses getiren, önemli bir isim. Türkiye turizmine yatırım olarak görüyor sıra gecelerini ve özümüze dönmeyi çok önemsiyor. Dünyayı dolaşan ve doğru yemek ve servisin izini süren Bingöl ile Türk ve Dünya mutfağını, sıra gecesi konseptini, iyi restaurantın tanımını, Yeni Şafak'taki köşe yazılarını Sayım Çınar konuştu.

Bir süredir konuşuyorduk ve sonunda projen hayata geçiyor. Urfa sıra gecesi buluşmaları yapıyorsun. Kimler geliyor, neler oluyor?

Bir senedir bu projenin üzerinde çalışıyoruz. İstanbul protokolüne yaptık ilk önce. Devamlı gelen insanlar vardı, rahmetli Murat Göğebakan, ünlü işadamları, belediye başkanları Esenler, Bağcılar’ın, , gazeteciler, Ahmet Hakan Coşkun, Eyüp Can, gazeteciler, yazarlar, güzide simalar…

Deneme

GERÇEK SIRA GECELERİ DEJENERE OLDU

Nasıl oluştu bu konsept?

Muhabbet ve dostluğa ihtiyaç var. Böyle bir ortam yaratalım istedik. Gerçek sıra gecelerinin dejenere olduğunu gördük. Yüzyıllardır olan bir gelenek var. Alkol olmaz, dansöz olmaz normalde. Umduğumuzdan daha büyük ilgi gördü. Kültür Bakanlığı bunu görünce TURSAB Başkanı Başaran Ulusoy ile turizme katalım dedik. Birlikte bir lansman yaptık, AKP genel başkan yardımcısı başta olmak üzere, önemli simalarla bir tanıtım yaptık. Artık İstanbul’a gelen turistler gerçek sıra gecesini yaşayacak. Şu an da o noktaya geldik. İsteyene özel odalarda da yapmaya başladık.

İlgi büyük. Bir tür nostalji aslında.

İnsanlar çok sevdi. Nostaljiye özlemi anladık ve yaşadık.

Siz Armani, Gucci marka olabiliyorsa, Ramazan Bingöl neden olmasın diyordun. Artık markayız diyebilir misin?

İstanbul’da olduk, Türkiye’de de olma yolundayız. Kolay bir yol değil bu. Kendi ismimi koymamın sebebi, benden önce lokantacılar kendi isimlerini koymuyorlardı. Ahmet usta, Mehmet usta vardı. Benden sonra kendi isimlerini koymaya başladılar. Çıkış noktamız şu: Armani oluyorsa biz niye olmayalım. Armani kafeterya da sahibi, parfüm de çikolata da. Bay bayan parfümü, kolonya yapıyoruz biz de. Duty freelerde, birçok ülkede var. Zeytinyağı, biber, kahve, tuzluklar birçok ürünümüz var.

İlgi nasıl?

Bu tip girişimlerde gelinebilecek en iyi nokta duty freedir ve biz bu alanlarda satıyoruz. İlk yaptığımızda herkes güldü. Biz ilk kez yaptık ve çok da iyi gidiyor.

Ramazan Bingöl Etl Lokantası’nın hedef kitlesi kimdir?

Sonuçta muhafazakarların iyi durumda olanlarına hitap ediyoruz. Her kesim geliyor, beyaz Türkler de geliyor. İçkisiz bir restaurantız. Gelen herkese, lezzet isteyen ve seven herkese kapımız açık.

Deneme

İNSANLARIN BEĞENİSİ YÜKSEK OLDUĞU İÇİN GELİYORLAR

Devlet büyüklerinin ilgisini nasıl değerlendiriyorsun?

Cumhurbaşkanımız, başbakanımız, bakanlarımız, iş dünyası. Beğeniyorlar ki geliyorlar. Özel odalarımız var, vip servisimiz var. insanları huzurlu ve rahat hissettiriyoruz.

Bonfile, küşleme çok popüler. Şerbet türleri var, mezeler var. Zengin çeşide sahipsiniz.

Aşırı pahalı değil. Özel yemekler sunuyoruz. Ramazan Bingöl mutfağı Türkiye’deki kendi alanında tek mutfaktır. Bizi biz yapan bu fark. İyi patlıcan kebap, Ali Nazik yiyemezsiniz bir et lokantasında, iyi bir kebapçıda bonfile, pirzola yiyemezsiniz. Ramazan Bingöl’de her iki mutfağın da en iyisini yersiniz. 500 yıllık Osmanlı demirhindi şerbetini içersiniz. Gazlı içecek içerdi konuklarımız şimdi şerbet içiyorlar.

TÜRK MUTFAĞI BİR NUMARA AMA SUNUM...

DenemeSen nasıl tanımlıyorsun restaurantınızı?

Türk mutfağı ağırlıklıyız. Geziyoruz, sürekli yeni şeyler görüyoruz. 37 ülke gezdim. Amerika’ya bir ziyarette bulundum en son. Çin’de de yemek yedim. Bütün Avrupa şehirlerini gezdim. Türk mutfağı bir numara ama sunum ve pazarlamada sıkıntımız var. Özel restaurantlar hariç Türk mutfağında servis yemek kalite hiçbir yerde yok. İtalya’da en iyi restaurantta bile 30 dakika sürer gelmesi.

Deneyimlerinle büyümüş bir insansın. Politize olmadan nasıl bu işleri yapıyorsunuz?

Her kesimden müşterim var. Bu çatı altına giren herkese servis ve hizmet veriyoruz. Şirin Payzın da gelir Ahmet hakan da, Bülent Mumay da gelir. Akit’teki yazarlar da gelir Yusuf Ziya, İbrahim Karagül. Sebebi de şu: kişisel görüşüm bellidir. Twitter’ıma bakan zaten görecektir. Ama bunu işime yansıtmam.

İki kitabın var, neydi amacın, çok da ilgi çekti.

Yedi baskı oldu, kendi alanında ilktir. Bu işi yapıyorken daha iyi yapabilmek için araştırma yaptım. Türkiye’de böyle bir kitap olmadığını gördüm. Kendim yazdım ve ana kitap olarak okutuluyor birçok bölümde.

Olmazsa olmazları sıralamanı istesem bir işletme için, ne dersin?

Servis, ambiyans, iyi bir lokasyon, dekorasyon, yemeklerin lezzeti, pazarlama ve temizlik. Herkes lezzetli yemek yapabilir. Diğer unsurları da birleştirince asıl başarı gelir.

Deneme

KENDİ LOKANTAM VAR AMA BAŞKALARINI DA ÖVÜYORUM

Gazetelerde de özel yazılar yazıyorsun.

Yeni Şafak’ta yemek yazıları yazıyorum. Türk ve dünya mutfağını yazıyorum, kendime has bir özelliğim var, kendi lokantama sahip olup başkalarını da övüyorum yazılarımda ve sosyal medyada.

En iyi 5 mekanın hangileridir?

Hacı Abdullah, Şeref Büryan, Memeye Tantuni, Cızbız Köfte Atrium’da, Paçacı Hasan Aksaray’da.

SIRA GECELERİNİ 2 KİŞİYE DE YAPARIZ 30 KİŞİYE DE

Yeni proje var mı?

Sıra geceleri ile yoğun çalışıyoruz. Çok iyi tepkiler. Özel odalarda sıra geceleri yapılıyor. Cuma günleri de  Bayrampaşa’da umuma açık yapıyoruz. 2 kişiye de 30 kişiye de yapıyoruz sıra gecelerini.