GÜNDEM
ANASAYFA/GÜNDEM/'Gülen Kasedi' Medya Mahallesi'ni karıştırdı!

'Gülen Kasedi' Medya Mahallesi'ni karıştırdı!

<font color='#FF0000'>'Gülen Kasedi' </font>Medya Mahallesi'ni karıştırdı!

Medya Mahallesine konuk olan Ruşen Çakır, Fethullah Gülen'in hükümet ile yaşanan gerilimli süreç sonrasında geri adım atacağını ileri sürdü

  Eklenme Tarihi: 02 Mart 2012 13:07 Güncelleme: 02 Mart 2012 13:07
- - -
GAZETECİLER.COM - CNN Türk'teki Medya Mahallesi'nin bugünkü konuğu bir zamanlar programın en büyük rakibi olan Ruşen Çakır'dı. Ayşenur Arslan'ın hazırlayıp sunduğu programa konuk olan Vatan gazetesi yazarı Çakır, 28 Şubat ve Hükümet ile Gülen Cemaati arasında yaşanan gerilimli süreci yorumladı.

Programın en gerilimli noktalarından biri de 28 Şubat sürecinde medyada yayınlanan Fethullah Gülen'in kasetleri konusu oldu. Kasetleri yayınlayan ATV haber'de o dönem çalışan Ayşenur Arslan konu o kasetlere gelince tepki gösterdi.

BUGÜN GÜLEN'İ ELEŞTİRENLERİN BİR KISMI  İKİYÜZLÜ

Ruşen Çakır 28 Şubat ve Gülen'in tavrıyla ilgili olarak şöyle konuştu:

"Ben Fethullah Gülen'in 28 Şubat'a desteğini ısrarla vurgulayan bir gazeteciyim. Çünkü o tarihte de bunun yanlış olduğunu söylemiş bir insanım. O tarihte de 28 şubat'a karşı çıktım. Ben tek değilim, benim gibi çok isim var. Bu isimler bugün Gülen'in 28 Şubat'a desteğini eleştirmeye devam ediyorsa çok doğru davranıyorlardır. Ama 28 Şubat'ta Gülen Erbakanı eleştirdiğinde işte gerçek müslüman budur diyenlerin bugün kalkıp Gülen Hareketine 28 şubatı desteklemiştiniz ne konuşuyorsunuz demesi de ikiyüzlülük..."

28 ŞUBAT'I BİR DE BEN ANLATAYIM DEDİ VE...

"Herkes geçmişten bir şeyler anlatıyor. Bir de ben anlatayım." diyen Ruşen Çakır, şöyle devam etti sözlerine: 

"Gülen ilk çıktığında, Polat Rönesans otelinde ilk  iftar yemeğini yaptığında medya dünyası neye uğradığını şaşırmıştı. Korkmuştu, tedirgin olmuştu. Ben o zaman Milliyet'te çalışıyordum. Ufuk Güldemir yöneticiydi. Biz tam sayfa 3 gün yayın yaptık. Daha sonra medyada İslam denilince ne kadar rahatsız olan insan varsa, medya yöneticileri Gülen hakkında övgü dolu yazılar yazdı. Onunla yemekler yiyip, yazılarında yazdılar. Merkez medya birden Gülen hareketini sahiplendi. Neden? Refah Partisi'nin yükselişini engellemek için, başka bir güçle bunu dengelemek için... Hatta önünü açtılar. Arşivler ortada. Refah'a kasetler ile vurulurken; Gülen hareketine anlayış gösterildi. Daha sonra 28 Şubatçılar Gülen'e de sırayı getirince, bir baktık, o güne dek yemek yiyenler, 'kandırıldık' diye yazmaya başladı. O meşhur kaset var ya..."

LAFIN DÖNÜP DOLAŞIP O KASEDE GELMESİ ÇOK ENTERESAN

Ruşen Çakır'ın bu sözleri üzerine Ayşenur Arslan konuya şöyle müdahale etti:

Ayşenur Arslan: "Bak bir şey söyleyeceğim O kasetle ilgili olarak, biliyorsun ATV haber'de yayınlandı. Ali Kırca ve benim adım geçer. Ben kendi adıma konuşabilirim. Ben Gülen ile karşılaşmadım. Onunla yemek yemedim. İdeolojisini asla benimsemedim.  Şimdi getirip getirip lafı, bir yığın başka kişiden sıyırıp, medyaya gelmesi, o kasede gelmesi çok entresan. O kaset, izninle bir kez daha söyleyim, kaset baştan sona, montajlanmamış bir şekilde, Fethullah Gülen'in kendi izni ve  bilgisiyle kurulmuş bir kamerada çekilmişti. O yayınlanmıştı. Sanki andıçmış gibi neden bu söyleniyor.

Ruşen Çakır: Doğru. Ben şunu söylüyorum. O dönemde Gülen ile pek çok kişi gitti görüştü. Medyanın bütün kalbur isti isimleri gitti görüştü.  Ben bu hareket üzerine yıllarca çalışan bir insan olarak hiç görüşmedim, yemek yemedim. Benim söylediğim şu, kaset, bu gazete yazarlarında şu duyguyu uyandırdı: "Yahu asker Refah'ın karşısına Gülen'i çıkartmıyormuş meğer..." İsim vermeye gerek yok arşivlerde her şey var. Oligarşik sistem, 1991'de Refah'ın meclise girmesiyle beraber krize girdi. Refah ile mücadele edemediği için her türlü arayış içine girdiler... İçeriden fethetme, komşusundan devşirme gibi her şeyi yaptılar En sonra da müdahale etti asker. Türkiye'de İslami hareketin yükselişini anlamamanın verdiği bir panikti. Kötü bir süreçti bu... Medya da bu sürecin bir parçasıydı.



GÜLEN ÇIKIP AÇIKÇA GERİ ADIM ATACAK!

Ayşenur Arslan: Ben AKP'de şunu şunu yapmış diye çıkıp konsuşmasını Gülen Cemaati ile iktidar arasında kırılma var mı? sorusuna çok kısa...

Ruşen Çakır: Var. Tabii ki var. İktidar böyle birşey, herkes daha fazlasını ister. MİT krizinde tepe noktasına ulaştı. Zaten birbirine geleneksel olarak pek de güvenmeyen iki yapı var. Telafi edilebilir, telafi edecek olan da Gülen'in kendisidir. Seçilmiş, % 50 oy alan bir siyasi güç, boyutu hala belli olmayan bir cemaat karşısında geri adım atmaz. Ama hala o noktaya gelinmedi.
Açıkça bir mesaj verecektir Fethullah Gülen sanırım, röportaj filan verecektir. 'Kırılma yok' dersek  gazeteciliğimize ihanet ederiz. Gülen böyle bir şey yapacak, yapmalı da zaten. Biz üçüncü şahısların, cemaatle ilişikisi ne kadar olduğu belli olmayan isimlerin sözlerini Gülen'in sözleri diye dinliyoruz.

GÜLEN BANA RÖPORTAJ VERMEZ!

Ayşenur Arslan:
Gülen belki de tüm bunları bir röportaj verir sana

Ruşen Çakır: Vermez, böylesi daha iyi. Gülen ile röportaj yapanların hali...

Ayşenur Arslan: Tamam orada duralım. Medya mahallesinin hali ortada.