MEDYA KÖŞESİ
ANASAYFA/MEDYA KÖŞESİ/Fehmi Koru hatırlattı: Gazetecilik bir sevda işidir bazen unutuluyor da...

Fehmi Koru hatırlattı: Gazetecilik bir sevda işidir bazen unutuluyor da...

Fehmi Koru hatırlattı: Gazetecilik bir sevda işidir bazen unutuluyor da...

Son yıllarda haber alma kaynaklarının çoğaldığını hatta sınırsız hale geldiğini söyleyen Fehmi Koru, bugün tüm dünyada medyanın ağır eleştirilere muhatap edilen bir kurum olduğunu belirtti.

  Eklenme Tarihi: 09 Şubat 2019 10:45 Güncelleme: 09 Şubat 2019 11:21
- - -

‘Dijital medya’ denilen internet gazeteciliğinin yerleşik düzeni sarstığını, geleneksel medyanın internet sayesinde yara aldığını söyleyen Fehmi Koru  o yaraları telafi etmenin aracının da yine internet olduğunu ifade etti.

"Gazeteler olan biteni duyurmak veya yorumlamak için ertesi günü beklemek zorundayken, internetin sağladığı kolaylığı kullanan dijital alan gazetecileri, her gelişmeyi ânında okurlara iletme imkanına sahipler." diyen Koru, internet üzerinden gazetecilik için büyük servetin gerekmediğini sadece meslek aşkının yeterli olduğunu söyledi. Koru "O aşk ile yazılıyor bu yazılar ve haberler, her gün sabahın 04.00’ünde mesaiye kalkılarak…" ifadeleri ile yazısını bitirdi.

Gazetecilik bir sevda işidir. Bazen unutuluyor da

Dünya ve ülke olaylarıyla ilgilenme yaşına son birkaç yıl içerisinde ulaşmış ve bu ihtiyacını var olan geleneksel bilgilenme altyapısından almaya başlamış bir gencin ‘medya’ hakkında yanlış izlenimlere sahip olabileceğini düşünüyorum.

Böyle düşündüğüm için de, hem o genç gibiler, hem de onlarca yılımı verdiğim mesleğim adına üzülüyorum.


Son yıllarda haber alma kaynakları çoğaldı, hatta sınırsız hale geldi, ancak işin rengi de değişti.

Bugün yalnız ülkemizde değil dünyanın başka köşelerinde de ağır eleştirilere muhatap edilen bir kurum ‘medya’. Halkın haber alma hakkını kullandıran bir aracı kurum olmayı bırakmış, bazı ülkelerde kendini egemen sayan, bazılarında iktidarın veya muhalefetin vurucu gücü haline dönüşen bir durumda medya.

Şu sıralarda okumaya başladığım bir kitabın verdiği umutlar olmasa meslek adına ağıtlar yakmam gerekebilecek. Kurum olarak medya, içinde yer alanların yanlışları sebebiyle, ağır yaralar alıyor çünkü. En az güvenilen kurum olma istikrarına sadece Türkiye’de sahip değil, ABD başta olmak üzere Batı’nın öndegelen ülkelerinde de aynı durumda.

Oysa medyaya itibar kazandıran en önemli özellik ‘güvenilir’ olmasıdır.

Verdiği bilgiler ‘güvenilir’ fasilesinden olmazsa dünya ve ülkesi hakkında merak ettiklerini öğrenmeye çalışan günümüzün insanı kendisini pusulasız hisseder.

Nitekim hissediyor da.

Jill Hanım bir kitap yazdı…

Jill Abramson dünyanın ismi en iyi bilinen gazetesi New York Times’ın 160 yıllık tarihinde en tepe görev olan genel yayın yönetmenliğine ulaşmayı başarmış ilk kadın gazeteciydi. 2011 yılında getirildiği görevden 2014’te ayrılmak zorunda bırakıldı. İlk günlerin şaşkınlığıyla beklenmeyen bir iş yaptı ve evinde beslediği köpekle ilgili kitaplar yazarak kendini oyalamaya çalıştı Jill Hanım.

‘Merchants of Truth’ (Gerçek Tacirleri) Abramson‘un gazetecilik mesleğine doğrudan ilişkin yeni kitabı. Birkaç hafta önce kitapçı vitirinlerinde yerini alan kitap, tahmin edilebileceği gibi, özellikle meslek çevreleri tarafından dikkatle okundu.

Dikkatle okuyanlar, Abramson‘un kitabında hiç yapılmaması gereken iki temel yanlış konusunda iddialarla karşılaştılar: Çalıntı satırlar hatta paragraflar… ve gerçeğin yamultulması…

Özür dilemek zorunda kaldı Jill Abramson bu hiç yapmaması gereken yanlışları yüzünden…

Beni gönendiren, sevindiren, meslek camiasından gelen eleştirilerin medyada hala gerçekler konusunda titizliğin geçerliliğini koruduğunu, kendi içerisinden itibarlı sayılan kişilere karşı bile acımasız davranılabileceğini bu olayın göstermesi…

“Trump çağında yaşıyoruz, olur olmaz ortaya atılıp ‘Bunlar hep yalan yazıyor, çakma haberler yapıyorlar’ diye bağırıp çağıran adama kendi elimizle malzeme vermeyelim” demedi Amerikalı meslektaşlar, Jill Abramson‘un kitabını delik deşik etmekten geri durmadılar.

İlk sevindiğim nokta bu.

Esas sevindiğim ise, kitaptan öğrendiklerim…

Kendisinin dünyanın adı en iyi bilinen gazetesinde en zirve göreve getirildiği dönemde, New York Times (NYT) tarihinin en ciddi kriziyle karşı karşıyaydı. Yerleşik medya düzeniyle rekabete başlamış olan dijital yayıncılık yüzünden…

NYT’nin yıllık haber bütçesi 200 milyon dolar. Gazetenin yurt içi ve uluslararası muhabirlerinin haber toplama faaliyetleri için bu kadar bir paranın harcanması gerekiyor. Basım ve işletme masraflarını da bu rakama ekleyin, karşısınıza müthiş bir tablo çıkıyor.

Satış ve reklam gelirleri tablodaki rakamı karşılamamaya başlayınca patron ne yapacağını şaşırmış. Amerikan bankaları batar diye kredi açmamış, Meksikalı bir işadamından gelen maddi destekle yola devam edebilmişler.

‘Dijital medya’ denilen internet gazeteciliği yerleşik düzeni sarsıyor.

Abramson kitabında NYT ve Washington Post ile halkın haber alma hakkını internet üzerinden karşılama girişimleri olan Huffington Post, Buzzfeed ve Vice adlı haber sitelerini ele alıyor.

Esas mutluluğum ve sevinmemin sebebi, şimdilerde günümün önemli bir bölümünü, yakınlarım ve omuz veren dostlarımızın da desteğiyle sürdürdüğüm iki internet sitesine hasretmemin boşa gitmeyeceğini Abramson‘un kitabını okurken bir kez daha doğrulatmış olmam.

Geleneksel medya düzeni internet sayesinde yara aldı, ancak o yaraları telafi etmenin aracı da hiç kuşkusuz yine İnternet…

Gazeteler olan biteni duyurmak veya yorumlamak için ertesi günü beklemek zorundayken, internetin sağladığı kolaylığı kullanan dijital alan gazetecileri, her gelişmeyi ânında okurlara iletme imkanına sahipler.

Yorum yapanlar da öyle.

İyi ki internet medyası var

ABD’de bir zamanlar gazetelerin yayın bütçelerinin en önemli kaynağı reklamlar iken -bu arada NYT’ta bir sayfalık reklamın bedelinin 100 bin dolar olduğunu da öğreniyoruz-, şimdilerde medyanın reklam gelirlerinin yüzde 70’inin internetten yayın yapanlara kaymakta olduğunu da yazıyor Abramson.

Bizde de bu alanda başarılı örnekler var.

[Okurlar bilgi sahibi olsun diye not düşüyorum: Bizim her gün sizlerle buluşmamızı sağlayan iki sitemiz -fehmikoru.com ile ocakmedya.com- yalnızca okurların tıklamasına göre para ödeyen Google reklamlarıyla sınırlı bir gelire sahip. Okurlarımız reklamlara değil içeriğe yoğunlaştıkları için olacak, şimdiye kadar bir ayda gelen en yüksek reklam gelirimiz 2 bin TL olabildi. Ortalamamız aylık 1500 TL kadar. Özel reklamlara da kendimizi açmayı planlıyoruz.]

Mesleğin eski ustaları, çalıştığı-yazdığı gazeteden memnun olmadığında veya kendilerine kapı gösterildiğinde evini satar/ipotek gösterir kendisi gazete çıkarmaya soyunurdu. Başarılı olması zor bir çabayla… Medya patronu olmak parası olanların alanıydı.

Washington Post gazetesinin zararları alıp başını gidince, dünyanın en zengin adamı, servetini internet üzerinden ticaret yaparak edinmiş Amazon‘un patronu Jeff Bezos imdatlarına yetişti. NYT’nin imdadına Carlos Slim‘in yetişmesi gibi…

İnternet üzerinden gazetecilik için büyük servetler gerekmiyor. Meslek aşkı yeterli.

O aşk ile yazılıyor bu yazılar ve haberler, her gün sabahın 04.00’ünde mesaiye kalkılarak…

Benzer Haberler

YORUM YAZINFehmi Koru hatırlattı: Gazetecilik bir sevda işidir bazen unutuluyor da... haberine yorum yapın

fb tw gp rs Yukarıdaki hesaplarınızdan biri ile yorum yapabilirsiniz
Adınız ve soyadınızla doğrudan da yorum yapabilirsiniz
TÜM YORUMLAR 0 YORUM