RÖPORTAJ
ANASAYFA/RÖPORTAJ/Bu Orhan Pamuk'un da kahkahalar atarak okuyacağı bir roman!

Bu Orhan Pamuk'un da kahkahalar atarak okuyacağı bir roman!

Bu Orhan Pamuk'un da kahkahalar atarak okuyacağı bir roman!

"İlk romanım çıkalı 13 yıl oldu. Son 13 yıldır yok edilmek istenen bir yazarım." diyen Tuna Kiremitçi, "Herhalde "Yeni Türkiye" kafasına uymadığım için" diye ekliyor.

  Eklenme Tarihi: 27 Mart 2015 09:23 Güncelleme: 27 Mart 2015 09:23
- - -
GAZETECİLER.COM - ÖZEL İÇERİK

SAYIM ÇINAR sayimc@superonline.com

Tuna Kiremitçi Mart ayında yeni romanı Uçan Halıların Ayrodinamik Sorunları ile raflarda yerini aldı. Yazar macerayı, aşkı, edebiyat ve politika eleştirisini 200 sayfaya sığdırıyor, kitap çok konuşulacağa benziyor. Sayım Çınar, Tuna Kiremitçi'yle yeni kitabını konuştu..

Tuna Kiremitçi yeni romanının baş karakteri olarak çocukluğu darbenin gölgesinde geçmiş, gençlik döneminde kimliğini baştan kuran, aşk romanlarının unutulmaz yazarı olarak tanınan bir kahramanı kullanıyor. Berkay Uysal hayatının bir noktasında artık çoksatan aşk romanları yazmaktan vazgeçip, dünyayı fethedecek bir roman yazma niyetine giriyor, amacı ise en nihayetinde hayranlık duyduğu Natalie Portman'la tanışmak! Batılıların hoşuna gidecek romanın formülü ise basit, bugüne kadar Elif Şafak, Orhan Pamuk ne yaptıysa o da aynısını yapacak, Kars'a, Konya'ya gidecek ve hikayeler bulacak... Ancak yolculuğu hiç de düşündüğü gibi gelişmiyor. Roman işte bu edebiyat yolculuğunun sert ve hiciv dolu hikayesi üzerine kurulu. Tuna Kiremitçi'nin tüm kitapları arasında hiciv, mizah ve gerilim dozu en yüksek romanı olarak gösterilen Uçan Halıların Ayrodinamik Sorunları, hem Türkiye edebiyatına önemli eleştiriler barındırıyor, hem de eleştirmenlik kurumuna. Kitap için çekilen özel kısa film de kitabın ilgi çekici yenilikçi yönünü vurguluyor.

Geçen hafta Beyoğlu'nun kalbinde yer alan The Public Hotel'de gerçekleştirilen bir tanıtım lansmanıyla edebiyat çevresine tanıtılan Uçan Halıların Ayrodinamik Sorunları büyük ses getirecek bir roman olarak raflarda bu ay yerini aldı.

DenemeYeni romanınız Uçan Halıların Ayrodinamik Sorunları kitapçılarda yerini aldı. Son kitabınız Sonun Geldi Sevgilim'de yeni bir edebiyat denemesi yaptığınızı hissetmiştik. Bu kitap ne anlama geliyor kişisel antolojinizde?

Natalie Portman aşkına diyar diyar gezen Kumkapılı Abidin'in öyküsü... Köyün delisinin yazacağı türden bir roman. Yıllardır aklımdaydı, bugüne kısmetmiş. Sonuç mizah, romans ve polisiyenin bir çeşit karışımı oldu. Matrak bir entrikası var. Her kelimesinde hiciv ustalarının nefesini ensemde hissettim. Aziz Nesin'den Kurt Vonnegut'a...

Aşk Romanlarının Unutulmaz Yazarı'ndan tüm dünyanın okuduğu bir yazara dönüşme hikayesi Uçan Halıların Ayrodinamik Sorunları. Çok satmanın, çok okunmanın formüllerini bilen bir yazar neden dünyaya açılmak ister ki? Güvenli alanı terk etmek bu kadar kolay mı?

Berkay gibi olmak isteseydim herhalde ilk romanımı her sene klonlar ve köşeyi dönerdim. Ama Allah bana o aklı vermemiş. Her romanda yeni konu ve biçim denemelerine girip başımı derde sokuyorum. Ama sanat dünyamızın huyu bir şey tutmuşsa onu millet bayılana kadar tekrarlamaktır, haklısınız. Aksini yapmak deli cesareti istiyor.

Türkiye'de edebiyat tartışması yapmak zor, eleştirmenlik kurumunda ise çok temel problemler var. Roman okurunu bulacaktır, peki ya eleştirmenini?

Sadece edebiyatın değil, fikir dünyamızın da durumu vahim. Ortada bağlam ya da zemin yok. Küçük hesaplar, kompleksler ve dedikodular var. Fikir tartışması imkânsız. Romancı olarak bunca yıldır karşılaştığım gerçek eleştiriler bir elin parmaklarını geçmez... Gerisi kişiliğe, özel yaşama, haysiyete saldırılar... Hatta Serdar Turgut gibi iyice coşup Hrant Dink cinayetini bana bağlayan büyüklerimiz bile oldu. Cüneyt Özdemir AKP'li olmakla, Yıldıray Oğur askercilikle, Yalçın Küçük cemaatçilikle suçladı. Neden? Arkamda hiçbir iktidar, cemaat ya da asker yoktu da ondan! Bildiğin kolay hedeftim. Şimdi bu ortamda ne tartışması? Hangi eleştiri? Eşeklik bizde hâlâ edebiyattan bahsediyoruz.

Romanınız için hazırlanan video da büyük ilgi çekti. Natalie Portman'ın yüzü ve arkada hepimizin bildiği bir türkü. İki ayrı uç bir videoda birleşiyor, nasıl doğdu bu hikaye?

"Karadır kaşların" türküsü yazarken aklıma geldi. Çünkü romanda gönlünün sultanını Anadolu'da arayan bir adam anlatılıyor. Türkü Seyitgazi'de, bir Rum kızı için yakılmış. O kızı pekâlâ Natalie Portman canlandırabilir diye düşündük. Kendisi zaten romanın kahramanı. Ortadoğulu olduğu için. Ayrıca Ortadoğu konusunda akademik çalışma yapacak kadar da ciddi.

Bu kitapla birlikte yeni bir okur kitlesine de ulaşacağınız yorumları yapılıyor, siz bu kitabı kimin okumasını istiyorsunuz?

Şöyle komik ve derin bir roman okumak isteyenlerin... Ama edebiyat fakültelerinde okunup tartışılmasını da isterim. Hatta güzel sanatlar fakültelerinde, konservatuarlarda, siyaset okullarında... Hatta teknik üniversitelerde! Romandaki ayrodinamik sorun Elif Şafak'tan şu an ilk romanını yazan, ilk sergisini açan ya da tiyatrocu olmak isteyen gençlere kadar batılı olmayan tüm sanatçıların başının belası çünkü. Onlara hem işe yarar bir tartışma zemini hem de eğlence vaat ediyorum!

Deneme

Orhan Pamuk ve Elif Şafak'ın yolunu izliyor Berkay dünyayı fethedecek romanı kaleme alırken. Hikayenin bu kısmı nasıl şekillendi?

Kendimi Berkay'ın yerine koydum. Elli yaşına gelmiş, on sekiz aşk romanı yazmış ama Batı'yı tanımıyor. Pervasızca "Onlar yaptıysa ben de yaparım" diyor. Fizibilite amaçlı Anadolu yolculuğuna çıkıyor. Güya batılıların hoşuna gidecek bir konu bulacak. Dünyayı fethedecek bir roman patlatıp Natalie Potman'ı kurtaracak. Hapishane kaçkını iki ağabeyin de katılımıyla macera başladı. Ama işler pek Berkay'ın beklediği gibi gitmedi tabii.

Siz nasıl yazıyorsunuz? Nasıl çalışıyorsunuz, önce notlar alıp mı derliyorsunuz yoksa aklınızda kurup yazıya mı döküyorsunuz bir seferde?

Çalışma tarzım romandan romana değişiyor. Bu hikâyenin özü zihnimde yıllar içinde, çok yavaş şekillendi. Sonuçta geriye olayların geçtiği Anadolu şehirlerini ziyaret etmek ve oturup yazmak kaldı.

Deneme

Eleştirmenlik kurumuna sert çıkışlar var romanda. Edebiyat çevrelerini ürküteceğinizi düşünmediniz mi bunları yazarken?

İlk şiirim Varlık'ta yayımlanalı 24 yıl, ilk romanım çıkalı 13 yıl oldu. Son 13 yıldır yok edilmek istenen bir yazarım. Herhalde "Yeni Türkiye" kafasına uymadığım için. Ama bir türlü yok edilemiyorum. Kalem ve okur gücüyle ayakta kalıyorum. Bu sefer de öyle olacağını biliyordum. Edebiyatta acayip güç dengeleri var. Haliyle, bazılarının çekinmesi normal. Ama müsterih olsunlar, korkacak bir şey yok. Bu Orhan Pamuk'un da kahkahalar atarak okuyacağı bir roman!