POLEMİK

ANASAYFA/POLEMİK/Aydın Doğan silahşör sever!..

Aydın Doğan silahşör sever!..

Aydın Doğan silahşör sever!..

Ruha Muhtar: Aydın Doğan her dönem grubundaki "o günkü silahşörünü" tutar, kalkan olur. Her seferinde kızlarından biriyle "derin görüş ayrılığı yaşıyor" silahşörler konusunda...

  Eklenme Tarihi: 04 Ekim 2016 10:31 Güncelleme: 04 Ekim 2016 10:31
- - -
Vatan gazetesi yazarı Reha Muhtar, Doğan Medya Grubu patronu Aydın Doğan'ın her dönem o döneme uygun silahşörlük yapan adamlarını koruyup kolladığını, ancak her dönem de o silahşörlerle ilgili kızlarıyla derin görüş ayrılığına düştüğünü yazdı.

Reha Muhtar, "Zaman tünelinde Aydın Doğan'ın üç silahşörü..." başlıklı yazasında isim vermeden Ahmet Hakan ile Aydın Doğan'ın kızı arasındaki Ahmet Hakan'ın Genel Yayın Yönetmeni yapılması konusundaki görüş ayrılığına gönderme yaptı.

Geçmiş dönemde Aydın doğan'ın silahşörlüğünü yapan 3 ismin, Hürriyet'e genel yayın yönetmeni olmak için çok mücadele ettiğini, silahşörlük yaptığı anlatan Ruha Muhtar, "Aydın Doğan 'grup içinde silahşörünü özel tutma, sevme' duygusundan vazgeçmiyor..." dedi.

Doğan'ın psikolojik olarak grup içinde en yakınında her zaman "o günkü silahşörünü" tuttuğunu anlatan Muhtar, "Her seferinde kızlarından biriyle arasında 'derin görüş ayrılığı yaşıyor' silahşörler konusunda... Ancak ne Aydın Doğan vazgeçiyor; silahşörlerine özel kalkan olmakta... Ne de kızları vazgeçiyorlar; sihaşörleri fazla kaale almamakta..."


SİLAHŞÖRLERİN DEVLETİN DERİN ODAKLARIYLA DİRSEK TEMASI VARDIR

İşte Reha Muhtar'ın yazısından ilgili bölümler:

Zaman tünelinde Aydın Doğan'ın gazetelerinde görev yapan; 3 eleman; bu kampanyaların vurucu timinin en azılı silahşörleriydi... Bu silahşörlerin üçü de, devletin derin odaklarının bir kanadıyla "dirsek teması" halindeydiler...

***

Üçü de çok saldırgandı...

Üçü de çok güçlü ideolojik ve siyasi duruşu olan kişiler gibi görünürler ancak üçü de öyle davranmazlardı...

Siyasi duruma ve şartlara göre, çok hızlı manevra yapabilen tiplerdi...

"Aydın Doğan'ın gazetelerinde yazdıkları esnada kendilerini patron çıkarına endeksliyor görünürlerdi..."

GRUP İÇİNDE HAVALARINDAN GEÇİLMEZ!..

Ancak üçünün de çok ilginç bir özelliği vardı...

Biri Aydın Doğan öncesinde "Aydın Doğan'a saymış durmuş", diğer ikisi de meslek hayatlarının Aydın Doğan sonrası kısmında "Aydın Doğan'a saydırmaktan imtina etmemişlerdi..."

(...)

Aydın Doğan zaman tünelinde ayrı zamanlarda silahşörleri olan "üç adamı", özel koruma zırhına alır; onların "etrafı vurma, kırma, dökme" hakkına kısıtlama getirmez, özgürlük hakkı verirdi...

***

Grup dışındaki; tüm rakipleri en belaltı vuruşlarla, çoğu zaman iftira, şantaj, psikolojik savaş yöntemleriyle, saf dışı bırakan bu silahşörlerin temel özellikleri aynıydı...

***

Aktif dönemlerinde, Doğan Medya Grubu içinde "havalarından geçilmezdi..."

Adları her daim "potansiyel genel yayın yönetmeni" olarak geçerdi...

SİLAHŞÖRLERİN ORTAK ÖZELLİKLERİ...

(...) Aydın Doğan'ın 3 silahşörü; ikisinin birarada etkili olduğu kısa bir dönem hariç; hep farklı dönemlerde "Doğan Grubu gazetelerinde etkin silahşörlük görevlerini" üslenmişlerdi...

***

İsimleri farklıydı...

Köşeleri farklıydı...

Televizyon programları ayrıydı...

Ancak üçünün de temel kişilik özellikleri aynıydı... Üçü de "gazete köşesi kabadayısıydı..." Uslupları, "hesap sorma, ayar verme" uslubuydu... Her üçü de "bıçkın"dılar...

***

Üçünün, hiç tartışmasız diğer köşe yazarlarından çok üstün bir özellikleri vardı... İnanılmaz derecede "kurnazdılar..." Zekiydiler... Zekaları "kurnazlık tezi üzerinde ordinaryus ünvanı almaya hak kazanmıştı..."

***

"Gazete köşesi kabadayısı görünümlerine" karşın, "vurulmayacak yerlere hiç vurmazlardı..." Buna karşın "köşe kabadayısı" imajını muhafaza edebilmek için vurulmasında sakınca olmayan yerlere, öyle gaddarca yumruklar indirirlerdi ki, "muhatapları yere serilir bir daha kalkamazlardı..."

Ancak onlar vurmaya devam ederlerdi... Özür dileseler de fayda etmezdi... Pek merhamet etmezlerdi...

***

Vururken manipülasyon yaparlardı... Gerçeği ortaya çıkarmaktan çok, rakibi yere sermeye hazırlanan boksör gibiydiler... "Güçleri sınırlı olanlara vururken" hiç acımaları, merhametleri olmazdı...

SİLAHŞÖRLERİN GENEL YAYIN YÖNETMENLİK ARZUSU...

Üç silahşörün adları; Aydın Doğan'ın gazetelerinde "potansiyel genel yayın yönetmeni olarak" geçerdi zaman zaman... İki tanesinin televizyonda kısa dönem haber genel yayın yönetmenliği tecrübeleri olmuştu... Ancak üçü de "gazete genel yayın yönetmenliğini, özellikle de Hürriyet'in genel yayın yönetmenliğini" isterlerdi...

***

Ekim 2016 tarihine kadar, üç silahşörden hiçbirisi "Ne Hürriyet'in, ne de Aydın Doğan'ın sahibi olduğu esnada Milliyet gazetesine genel yayın yönetmeni olabilmişlerdi..."

AYDIN DOĞAN'IN SİLAHŞÖRLERİNİN AYDIN DOĞAN'LA ÇATIŞMALARI...

Aydın Doğan bir medya imparatoruydu...

Medya imparatorunun "silahşörü" olma payesi; medyada bir köşe yazarı ve programcıya inanılmaz bir güç katardı...

***

"Silahşör"; köşe yazarı ve programcı bir anda tüm Türkiye'ye ayar veren bir konuma oturur... Beyaz Türkler'in "takdirlerine şayan hale gelirdi..."

***

Her üç silahşör de; Aydın Doğan'ın yanında çalışırken; "başka medya patronlarına, her türden işadamı ve patrona öyle çakışlar, öyle vuruşlar yaparlardı ki; "bir süre sonra güç zehirlenmesine" uğramaları kaçınılmaz olurdu...

***

Silahşörlerden ikisi, gün geldi Aydın Doğan'la yollarını ayırdı...

Zaman içinde kendilerine öyle bir güç vehmetmeye başlamışlardı ki; yeni gittikleri medya gruplarında, bir süre sonra Aydın Doğan'a saydırmakta bir sakınca görmediler...

***

Ne var ki, gittikleri medya gruplarında bir süre sonra "öğütüldüler..."

Hürriyet'te, Milliyet'te, genel olarak Doğan imparatorluğunda onlara verilen, "herkese ayar verme raconunu" bir süre sonra sürdüremez hale geldiler...

Grupta kalanlar bu "misyonu" bütün şiddetiyle devam ettiriyorlar...

'O GÜNKÜ SİLAHŞÖRÜNÜ' TUTMAYI SEVER

Aydın Doğan ise, giden silahşörlerin davranışlarından daha sonra hayal kırıklığına uğrasa da, "grup içinde silahşörünü özel tutma, sevme" duygusundan vazgeçmiyor...

***

Psikolojik olarak grup içinde en yakınında her zaman "o günkü silahşörünü" tutuyor... Her seferinde kızlarından biriyle arasında "derin görüş ayrılığı yaşıyor" silahşörler konusunda...

Ancak ne Aydın Doğan vazgeçiyor; silahşörlerine özel kalkan olmakta...

Ne de kızları vazgeçiyorlar; sihaşörleri fazla kaale almamakta...