POLEMİK

Ahmet Kekeç'ten Ahmet Hakan'a zor soru...

Atatürk'e hakaret suçundan tutuklanan Süleyman Yeşilyurt'un o sözleri yıllar önce Aydın Doğan'ın Posta gazetesinde yayınlandığını hatırlatan Kekeç, "Patronuna da müptezel diyecek misin?" diye sordu...

Ahmet Kekeç'ten Ahmet Hakan'a zor soru...

Star gazetesi yazarı Ahmet Kekeç, Mustafa Armağan hakkında 4.5 yıl hapis talebiyle hazırlanan iddianameye tepki gösterirken, davanın CHP'liler ve "Beyaz" kesimin emekleri sonucu açıldığını savundu.

Kekeç, Mustafa Armağan hakkında yazdıkları nedeniyle Hürriyet yazarı Ahmet Hakan'ı da fena köşeye sıkıştırdı...

AHMET HAKAN'IN KÜFÜRLERİNİN HESABI SORULMAYACAK MI?

Ahmet Hakan'ın TV Net'teki skandal programın ardından Mustafa Armağan, Yavuz Bahadıroğlu ve Süleyman Yeşilyurt'a “Alçak, rezil, kepaze, hayâsız, sinsi, korkak, ikiyüzlü, ahlaksız, fare, pespaye, şerefsiz, yavşak, müptezel...” dediğini hatırlatan Ahmet Kekeç, "Mustafa Kemal Atatürk hakkındaki en masum eleştiri suç sayılıyor... Anladık. Peki, ismi cismi, belli bir konumu ve toplumda yeri olan insanlara Ahmet Hakan Coşkun ağzıyla saydırmak yasal mı? Savcılık bu küfürlerin hesabını sormayacak mı?" diye sordu.

Süleyman Yeşilyurt'un tutuklanmasına neden olan sözlerini yıllar önce Aydın Doğan’a sattığını ve Doğan'ın Posta gazetesinin de bunları “haber” yaptığınmı hatırlatan Kekeç, Ahmet Hakan'a şu çağrıyı yaptı:

"Hadi Aydın Doğan’a da saydır, 'Alçak, rezil, kepaze, hayâsız, sinsi, korkak, ikiyüzlü, ahlaksız, fare, pespaye, şerefsiz, yavşak, müptezel...' diye..."

İşte Ahmet Kekeç'in bugünkü yazısı:

PATRONUNA DA 'MÜPTEZEL' DİYECEK MİSİN?

Tarihçi Mustafa Armağan hakkında başlatılan soruşturma, Türk matbuatının da üstün gayretleriyle iddianameye dönüştü. Mahkeme iddianameyi kabul ederse, Armağan “Atatürk’e hakaret” suçlamasıyla hâkim karşısına çıkacak.

Burada CHP’lilerin ve “beyaz” sınıflandırmasına dâhil edeceğimiz kesimin emeklerini de anmak lazım.

Mükemmel çalıştılar...

Hele CHP’liler... “Erdoğan’a hakaret etmek serbest olsun” derken, biricik günahı Atatürk hakkında değerlendirme yapmak olan tarihçiler için Adliye önlerinde uzun “suç duyurusu kuyrukları” oluşturdular. Ve başardılar...

“Mustafa Armağan’ın suçu nedir?” bahsine girmek istemiyorum.

Görünür suçu, Atatürk’ün zevcesi Latife Hanım’ın bir mektubunu yayınlamış olması.

Bilinen bir mektup bu...

Daha önce farklı mecralarda yayınlanmış.

Sakıncalı değil.

Yani yayınlanmasının önünde herhangi bir yasal engel yok.

Orijinalinin nerede mahfuz tutulduğu biliniyor. Mektupta yer alan ifadelerin suç oluşturmadığı/oluşturmayacağı da biliniyor.

Ama savcılık “sayın muhbir vatandaşlar”ın baskısına dayanamayarak soruşturma açıyor. Maksat Mustafa Armağan ve onun çıkardığı “Derin Tarih” dergisini cezalandırmak olduğu için de, peşinden iddianamesini yetiştiriyor.

Süleyman Yeşilyurt tutuklanmıştı.

Tutuklanması için kamuoyu oluşturulmuştu.

Kamuoyu oluşturan mecraların başında Hürriyet gazetesi geliyordu.

Hatta bir Hürriyet gazetesi yazarı (ismi Ahmet Hakan Coşkun’dur), Mustafa Armağan ve Süleyman Yeşilyurt hakkında şu aşağılık ifadeleri kullanmıştı: “Alçak, rezil, kepaze, hayâsız, sinsi, korkak, ikiyüzlü, ahlaksız, fare, pespaye, şerefsiz, yavşak, müptezel...”

Mustafa Kemal Atatürk hakkındaki en masum eleştiri suç sayılıyor... Anladık.

Peki, ismi cismi, belli bir konumu ve toplumda yeri olan insanlara Ahmet Hakan Coşkun ağzıyla saydırmak yasal mı?

Savcılık bu küfürlerin hesabını sormayacak mı?

Mustafa Armağan ve Süleyman Yeşilyurt’un avukatları, “Gel bakalım Ahmet Hakan Coşkun efendi... Müvekkillerim hakkında dava açtırmayı başardın. Sen de şu küfürlerin hesabını ver bir bakalım?” demeyecek mi?

İlber Ortaylı’ya “hödük” lafı yedirilmeyecek mi?

Ne yani, bu küfürbaz ve ağzı bozuk taifesi toplumda “saygın” muamelesi görmeye devam mı edecek?

Muhbir Ahmet Hakan Coşkun, (aralarında Mustafa Armağan ve Süleyman Yeşilyurt’un da bulunduğu yazarlardan bahisle) “Bu müptezeller, Atatürk’e dil uzatmanın bedeli olduğu dönemde susmuşlardı” diye yazmıştı.

Bu utanmaz adama şu hatırlatmayı yapmak lazım:

Bahsi geçen yazarlardan biri tutuklandı... Diğeri hakkında 4.5 yıl hapis cezası isteniyor.

Demek ki Atatürk’e dil uzatmanın hâlâ bedeli varmış.

Demek ki bu bedel sadece, “müptezel” diye hakaret ettiğin garibanlara ödettiriliyormuş.

Demek ki aynı suç (Atatürk’e dil uzatma suçu) Aydın Doğan tarafından işlendiğinde savcılık dönüp bakmıyormuş.

Hatırlatayım:

İçeri tıktırmayı başardığın Süleyman Yeşilyurt, tutuklanmasına neden olan “iddiaları” yıllar önce patronun Aydın Doğan’a satmıştı. Patronunun Posta gazetesi de bunları “haber” yapmıştı.

Hadi Aydın Doğan’a da saydır, “Alçak, rezil, kepaze, hayâsız, sinsi, korkak, ikiyüzlü, ahlaksız, fare, pespaye, şerefsiz, yavşak, müptezel...” diye.

Hadi Aydın Doğan ve Posta gazetesini de “linç konsorsiyumu”nun önüne at...

Hadi Aydın Doğan ve Posta gazetesi için de savcıları göreve çağır...

Hadi!

ÇOK OKUNANLAR
Yorumlar 3 yorum