GAZETECİLER.COM - 22 Şubat’ta alınan ve altı aylık hazırlık süresinden sonra 22 Ağustos’ta yürürlüğe girecek olan “filtre” uygulaması nedeniyle internette yasak tartışmaların odağına yerleşen Bilgi Teknolojileri İletişim Kurumu (BTK) Başkanı Tayfun Acarer, dün akşam bazı internet siteleri, televizyon ve gazetelerin temsilcileriyle bir araya geldi.
İnternet Haber grubu, Haberler.com, T24.com.tr internet siteleri, Milliyet ve Habertürk gazeteleri ile Bloomberg HT TV temsilcilerinin de aralarında bulunduğu gazeteciler Acarer ve bürokratlarına tartışılan konuları sordular.
Talimhane’deki buluşmada BTK Başkanı Acarer ile kurumun internet hukukuna ilişkin dairesinden Ali Osman Yılmaz’a yöneltilen soruları ve yetkililerin verdiği cevapları T24'teki köşesine taşıyan Doğan Akın "aktardığım bilgiler bir kaset deşifresine değil, aldığım notlara dayanıyor" dedi ve şu konuşmalara yer verdi:
YARGININ DEĞİL İDARENİN YASAKLAMASI DOĞRU MU?
SORU: 5651 sayılı yasa, müstehcen yayın söz konusu olduğunda yayın yurtiçinden de yapılsa idareye erişimi engelleme yetkisi veriyor. Yasanın yargı dışında böyle bir yol açması sorunlu değil mi?
TAYFUN ACARER: 5651 sayılı yasanın asıl amacı çocuk ve ailenin korunması, müstehcenlik de var… Erişimi mahkemelerin yanı sıra yasayla kurulan Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı da engelleyebiliyor. Güvenli internet bizim yaptığımız bir seçenek. Bu açıdan baktığımda tartışılan konuyu anlamakta zorlanıyorum.
ALİ OSMAN YILMAZ: İdarenin yaptığı engelleme işleri, idarenin bütün işlemlerinde olduğu gibi, yargısal denetime tabidir. Çünkü biz idari bir işlem tesis etmiş oluyoruz. Bize bugüne kadar açılan 4 ya da 5 davada aleyhimize sonuçlanan yok.
TAYFUN ACARER: Engellemeden evvel de üç kez uyarıyoruz.
BTK’NIN MÜSTEHÇENLİK ÖLÇÜSÜ NE?
SORU: Burada temel sorun, yasanın idareye “müstehcen” bulunan yayınlarla ilgili olarak doğrudan erişimi engelleme yetkisi vermesi. Ama müstehcenlik ölçütleri yargı kararlarında bile çelişkili tanımlara konu olan çok tartışmalı bir konu. Siz müstehcenliği nasıl tanımlayarak hareket ediyorsunuz? Yargıtay kararlarını mı esas alıyorsunuz?
ALİ OSMAN YILMAZ: Biz Yargıtay normlarının çok üzerinde normlarla karar alıyoruz. O kadar ekstrem, yani o kadar geniş açılı bakılıyor ki, örneğin (site) ana sayfasında direkt cinsel ilişki göstermiyorsa engelleme yapmıyoruz.
DEVLET ARKA PLANDA KALSA SORUN ÇÖZÜLMEZ Mİ?
SORU: Filtre veya güvenli internet uygulamasında devlet arka planda kalsa ve bu işte özel sektörü desteklese daha doğru olmaz mıydı?
TAYFUN ACARER: Devlet arka planda kaldığında gerçekten sorunlar çözülüyor mu? Size kayıt dışı telefonları kayıt altına alma sürecinden örnek vereyim. O süreçte ben 3 kez hastanelik oldum. O gidişe devlet olarak müdahale etmeseniz kimse kayıtlı, normal cep telefonu almayacak hale geliyordu. Bütün telefonları kayıt altına aldık ve sektör kurtuldu. Milyarlarca dolarlık bu ekonomik boyutun yanında başka boyut da vardı. Ben aileme dışarıda cep telefonu kullanmayın diyordum. Çünkü saldırı oluyordu, Tuzla’da trenden atılan ya da düşen çocuk benim öğrencimdi. Cep telefonu nedeniyle o güne kadar 7 ölüm, 30 binin üzerinde yaralama-gasp olayı olmuştu.
FİLTRE KULLANICILARI KAYIT ALTINA ALACAK MI?
SORU: 22 Ağustos’ta uygulamaya girecek filtre sistemini kullananları devlet izleyebilecek mi?
TAYFUN ACARER: Devlet internet trafiğini kayıt altına alacak! Böyle bir şey teknik olarak mümkün mü? Mümkün değil. Ayrıca böyle bir şey yapmak bizim görevimiz mi, yetkimiz var mı, hayır.
SORU: Ancak devlet, sadece Avustralya’da güvenli internet profilini kendisi üstlenmiş…
TAYFUN ACARER: İngiltere’de de var, çok ağırı var.
SORU: Ama orada devlet devreye girmiyor, servis sağlayıcılara yaptırıyor…
TAYFUN ACARER: Ama biz kullanıcıya “mutlaka seç” demiyoruz ki; isterseniz güvenli internet profilini seçersiniz. İstemezseniz herhangi bir işlem yapılmıyor.
SORU: Bunu siz (devlet) demeseydi, örneğin Superonline deseydi, belki güvenli internet profili seçerdim. Ama devlet yapınca kuşku yaratıyor…
TAYFUN ACARER: Avustralya da önce, uygulamayı ben getirmeyeyim diye bir program izlemiş. Ancak maliyetler çok yükselmiş, yanılmıyorsam 110 milyon dolar harcamış ve şimdiki sisteme dönmüş.









































































