• İzmir 16°
  • İstanbul 12°
  • Ankara 

ANALİZ

  • Giriş Tarihi : 21-01-2013 00:22
  • |
  • Güncelleme : 21-01-2013 00:22

Mehmet Barlas Farkı...

Program, Barlas'ın "sesini enstrüman gibi kullanıyor" dediği büyük, çok büyük Usta Münir Nurettin Selçuk'la başladı.

Haber

MEMUR HABERLERİNİN YENİ ADRESİ...

ADNAN BERK OKAN

Efendim, elbette Oğuz Haksever'e haksızlık etmek de istemem ama o da kabul eder ki  birlikte sundukları "Makam Farkı" Mehmet Barlas'la bir başka güzel...
Geçtiğimiz cumartesi gececi NTV'de 123. Makam Farkı'nı izledik/dinledik karımla birlikte.
(Bize göre) bütün televizyon programları içinde "en iyisi"...
Karıma göre değilse de benim penceremden görüldüğü kadarıyla bu bütün programlara "dizi filmler dâhil"...
Programda yok yok...
Bu sonuncuda pop müzik yorumcusu Nev de vardı (Kaptanzade Ali Rıza bey'in Nihavent şarkısı "Denizde akşam"), Orhan Gencebay'ın "Akşam Güneşi'ni söyleyen İzel de vardı...

Ve...

Kısacık da olsa fasılların en büyüleyicisi Hicazkâr Fasıl da dinlettiler bize...
Hatta bir ara tanıdık bir ses karı koca ikimiz de çok etkileyen bir Kerkük türküsü terennüm etmeye başlamasın mı?..
"Altın hızma incidir gömleği nar incidir; benim dilim lal olmuş, ne dedim yar incinir"...
Gerçi söyleyen türküye yarısından başlamıştı ama olsun, mükemmel bir türküydü söylediği...
Tanıdık ses kimin miydi?..
Oğuz Haksever'in...
Türkü bilhassa karım için çok değerliydi zira rahmetli kayınpederim zaman zaman neşesi de yerindeyse sesinin yettiğince işte o türküyü söylerdi...
Ama hemen her seferinde de önce; babası Kurtuluş Savaşı gazilerinden Yüzbaşı Ahmet Hamdi Bey'in askeri mektepteyken, "Ahmet Hamdi Süleymaniye" diye tekmil verdiğini anlatıp köken olarak Kerkük (Süleymaniye o zamanlar Kerkük'e bağlıymış) Türkmen'i olduğunu hatırlatır sonra başlardı söylemeye:
"Altın hızma mülayim seni hak'tan dileyim. Yaz günü Temmuzda sen terle ben sileyim. Gün gördüm, günler gördüm seni gördüm şa'd oldum."
Abdurrahman Kızılkaya merhumdan alınmış gerçekten mükemmel bir Kerkük türküsüdür ve hani Oğuz Haksever hiç de fena söylemediği bu türküyü zaman zaman katıldığı programlarda seslendirirse iyi olur.
Tabii birkaç kere daha söylerse o zaman hiç detone de olmaz.
Barlas nezaketinden "detone olmadın" dedi ama kolay türkü değildir, komalı sesler içerir...


Pardon;

Sondan itibaren başladım anlatmaya...
Program, Barlas'ın "sesini enstrüman gibi kullanıyor" dediği büyük, çok büyük Usta Münir Nurettin Selçuk'la başladı.
Üstad; Rahmi Bey'in, ilk mısraında sevgilinin yarım uykulu gözlerini süzüşünü anlatan Nihavent eserini yorumladı:
"Süzüp süzüp de ey melek o çeşm-i nîm-hâbını"...
Eseri yorumlamaya ikinci oktavdan başlayan üstad, üçüncü oktavla bitirdi.
Arkasından Muallim İsmail Hakkı Bey'in "Feryad ile yad eyleriken ben" diye başlayan Nihavent eserini de yine sesini enstrüman gibi kullanan bir başka değerli sanatçımız Nesrin Sipahi yorumladı.
Biliyor musunuz?..
Bir aralar, Münir Nurettin'ın Yahya Kemal Beyatlı'nın şiirinden Kürdili Hicazkâr makamında bestelediği "Endülüs'te Raks" isimli esrini o kadar çok dinlerdim ki Nesrin Hanımefendi'den, sonunda tiryakilik olur da başka şarkı dinleyemem diye vazgeçmeyi bile düşünmüştüm...
Ama...
Fuzuli'nin "aşk derdiyle hoşem, kılma derman kim helâkim zehri dermanındadır" deyişi gibi tiryakiliğimden memnun olduğuma, eğer vazgeçersem asıl o zaman helâk olacağıma karar verip dinlemeyi sürdürdüm, sürdürüyorum...
Nesrin Hanımefendi meyansız bu eseri de yüksek oktavlı eserler gibi öylesine güzel yorumladı ki bayıldık.
Biri kadın, diğeri erkek sesinde gelmiş geçmiş "en iyiler" arasına sayılan iki değerli yorumcumuz olan Tülin Yakarçelik ve Recep Birgit, Saadettin Kaynak'ın Hüzzam eseri "Gönlüm seher yeli gibi, daldan dala essem diyor, coşssam bahar seli gibi, setler yıkıp geçsem diyor" diye başlayan eserini birlikte seslendirdiler.
Kamuoyunun değil ama Türk müziği âşıklarının yakınen tanıyıp sevdikleri Ayşe Taş, Cahit Öney'in "Ağla çeşmim eski lezzet kalmamış peymanede" diye başlayan şiirini Hüzzam makamında okudu...
Barlas'ın da hatırlattığı gibi "rejim muhalifi" olarak da bilinen Cahit Öney bu şiirinde; "ağla gözlerim" diyordu, "kadehlerin eski lezzeti kalmadı"...
Ve, ve, ve...
Yani; kısacık program hakkında çok daha uzun bir yazı yazmam mümkün ama tadında bırakmam en iyisi...
Allah razı olsun Mehmet Barlas; ağzına, diline sağlık Oğuz Haksever...
Nice 123. programlara...

adnanberkokan@gmail.com

Çok Okunanları

PrevNext
Diğer ANALİZ Yazıları
Diğer Siteler